Tekbir-Sen olarak, meşru ve anayasal haklarımız çerçevesinde yürüttüğümüz sendikal faaliyetler ve sosyal medya paylaşımlarımız nedeniyle Genel Başkanımıza yönelik organize bir şekilde yürütülen baskı, mobbing ve vesayet çabalarına karşı bu açıklamayı yapmak zorunlu hale gelmiştir.

Sendikal çalışmalarımızdan rahatsız olan malum çevreler, Genel Başkanımızın “Sendikal Kimliğini” kasıtlı olarak görmezden gelmekte; “Kamu Görevlisi Kimliğini” ön plana çıkararak idari yaptırım ve baskı mekanizmalarını devreye sokmaya çalışmaktadır. Unutulmamalıdır ki Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir ve hiçbir güç kanunların üstünde değildir.

Hukuki Müeyyideler ve Yasal Haklarımız

  • Anayasal Güvence (Anayasa Madde 51 ve 26): Sendika kurma, sendikal faaliyette bulunma ve düşünceyi açıklama hürriyeti Anayasa ile teminat altındadır.
  • 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu: Kamu çalışanlarının sendikal faaliyetleri nedeniyle gayrihukuki muameleye tabi tutulamayacağı net bir şekilde hükme bağlanmıştır. Sendikamızın faaliyetleri bu kanunun verdiği açık yetkiye dayanmaktadır.
  • 2005/14 Sayılı Başbakanlık Genelgesi: Kamu yöneticilerine ve idareye, kamu görevlilerinin sendikal haklarını kullanmalarına engel olunmaması ve kolaylık sağlanması hususunda açık talimat vermektedir. Bu genelgeyi yok saymak, devlet disiplinine ve mevzuatına açıkça aykırıdır.
  • Türk Ceza Kanunu (TCK Madde 118): Sendikal hakların kullanılmasını engellemek, cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla sendika faaliyetlerini zorlaştırmak suçtur ve hapis cezası yaptırımına tabidir.
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi İçtihatları: Yargı kararları açıkça gösteröektedir ki; sendika yöneticilerinin sosyal medya ve basın yoluyla yaptıkları açıklamalar “Sendikal İfade Özgürlüğü” kapsamındadır. Kamu idaresinin bu açıklamaları gerekçe göstererek mobbing veya disiplin baskısı uygulaması hak ihlalidir.

Süreç Takibimizdedir

Genel Başkanımızın sendikal kimliğiyle yürüttüğü hak arama mücadelesini engellemeye çalışan, kanunları, genelgeleri ve emsal yargı kararlarını fütursuzca yok sayan şahıslar hakkında Diyanet İşleri Başkanlığımız nezdinde gerekli idari şikayetler yapılmıştır.

Bununla da kalmayıp, söz konusu baskı ve mobbing eylemlerini gerçekleştiren kişilere karşı adli yargı süreci başlatılmıştır. Hukuk tanımayan, yetkisini kötüye kullanan ve sendikal özgürlüğümüzü hedef alan malum kişilerle yargı önünde hesaplaşacağımızı kararlılıkla bildiririz.

Hukukun, kanunların ve kamu vicdanının takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

TEKBİR-SEN GENEL MERKEZİ