DİN GÖREVLİLERİMİZ ASLA YALNIZ DEĞİLDİR

Son yıllarda il ve ilçe protokollerinin bayramlaşma vesilesiyle kurum ve kuruluşları ziyaret etmesi, toplumsal birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, gönüller arasında köprüler kuran son derece kıymetli bir gelenek hâline gelmiştir. Bu ziyaretler; devlet ile millet arasındaki bağı pekiştiren, kamu görevlilerinin birbirine olan saygı ve dayanışmasını görünür kılan anlamlı adımlardır. Ancak üzülerek ifade etmek gerekir ki, bu güzel uygulamanın içinde din görevlilerimizin çoğu zaman yer almaması ciddi bir eksikliktir.
Buradan açıkça sormak istiyoruz: Din görevlilerimiz bu vatana hizmet eden devlet memurları değil midir? Milletimizin manevi rehberliğini üstlenen, gece gündüz demeden toplumun her kesimine dokunan bu fedakâr insanlar neden bayramlaşma ziyaretlerinin dışında bırakılmaktadır? Din görevlilerimizi ziyaret etmekten imtina etmek hangi anlayışın ürünüdür?
Unutulmamalıdır ki din görevlilerimiz, bu necip milletin göz bebeğidir. Onlar sadece camilerde görev yapan memurlar değil; aynı zamanda toplumun manevi direkleri, birliğimizin ve dirliğimizin teminatıdır. İslam’ın değerlerini yaşatan, devletine ve milletine bağlılığı her daim en üst seviyede tutan din görevlilerimiz, bu ülkenin sessiz ama güçlü savunucularıdır.
Tekbir-Sen olarak din görevlilerimizin ötekileştirilmesine, görmezden gelinmesine asla müsaade etmeyeceğimizi buradan bir kez daha güçlü bir şekilde ifade ediyoruz. Özellikle Camiler ve Din Görevlileri Haftası gibi anlamlı bir zaman diliminde dahi din görevlilerimizi yok sayan anlayışı kabul etmemiz mümkün değildir. Her şeye rağmen bilinmelidir ki, gönlü kırık da olsa din görevlilerimiz hiçbir zaman devletine ve milletine küsmemiş, görevini en iyi şekilde yapmaya devam etmiştir.
Ayrıca buradan il ve ilçe müftülerimize de seslenmek istiyoruz. Kıymetli müftülerimiz; bulunduğunuz makamlar, din görevlilerimizi baskı altına almak ya da onları geri planda bırakmak için değil; onların hakkını, hukukunu korumak ve Diyanet teşkilatının onurunu muhafaza etmek için vardır. Bu sorumluluk, makamın getirdiği en büyük vebaldir.
Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nda din görevlilerimizi yok sayanların kapılarına gitmek yerine, onların bu haftanın anlam ve önemine uygun şekilde müftülüklere gelmesini sağlamak daha doğru bir duruş olacaktır. Sahada görev yapan din görevlilerimiz, ellerinde çiçeklerle diğer kurumların kapılarını çalan müftülerimizi görmekten rahatsızlık duymaktadır. Bu durum, mesleki onuru zedeleyen bir görüntü oluşturmaktadır.
Artık bu yanlıştan dönülmelidir. Din görevlilerimizin itibarı korunmalı, hak ettikleri değer kendilerine verilmelidir. Müftülerimiz, bulundukları makamın hakkını; haksızlığa karşı dik durarak, din görevlilerimizi savunarak ve onların yanında yer alarak vermelidir.
Çağrımız nettir: Din görevlilerimizi yok sayan anlayış terk edilmeli, onların toplumdaki yeri ve önemi teslim edilmelidir. Çünkü güçlü bir toplum, ancak manevi değerlerine sahip çıkan bireylerle mümkündür.
Zübeyir Demirkaya
Tekbir-Sen Genel Başkanı






