SORMADAN EDEMİYORUZ: ŞİKÂYET EDİLENİ, KENDİSİNİ SORUŞTURMASI İÇİN GÖREVLENDİRMEK HANGİ HUKUK AKLINA SIĞAR?

Karadeniz Ereğli İlçe Müftülüğü bünyesinde görev yapan ve sendikamız üyesi olan bir din görevlimizin istifası üzerine, istifa gerekçesini öğrenmek amacıyla kendisiyle iletişime geçilmiştir. İlgili din görevlisi, tarafımıza WhatsApp üzerinden gönderdiği yazılı beyanda; Zonguldak İl Müftü Yardımcısı ve Kdz. Ereğli İlçe Müftüsü’nün kendisine baskı uyguladığını, bu baskılar sonucunda istifa sözü vermek zorunda kaldığını ve bu nedenle istifa ettiğini açıkça ifade etmiştir.

Anayasa’nın 51. maddesi ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu ile güvence altına alınan sendikal hakların engellenmesi ve görevi kötüye kullanma suçu niteliğindeki bu mobbing teşebbüsü üzerine, Diyanet İşleri Başkanlığı Disiplin ve Değerlendirme Daire Başkanlığına resmî şikâyet dilekçemiz sunulmuştur.

Ancak ne hazindir ki, tarafsızlık ve objektiflik ilkesi gereği konuyu bağımsız müfettişler marifetiyle incelemesi gereken Disiplin ve Değerlendirme Daire Başkanlığı, şikâyet dilekçemizi hakkında şikâyette bulunduğumuz Zonguldak İl Müftülüğüne havale etmiştir.

Hukukun Temel İlkeleri Ayaklar Altına Alınmıştır!

Hukukun en temel kurallarından biri olan “Hiç kimse kendi davasının yargıcı olamaz” ilkesi hiçe sayılmış; Zonguldak İl Müftülüğü, kendisini aklama yetkisiyle donatılmıştır. Nitekim beklenen olmuş, Zonguldak İl Müftülüğü büyük bir gayretle hazırladığı cevabi yazıda; personelinin rızasıyla istifa ettiğini, mesajı ise “sendikayla muhatap olmamak için” yazdığını öne sürerek olayı kapatma yoluna gitmiştir.

Şimdi Buradan Diyanet İşleri Başkanlığına, Disiplin ve Değerlendirme Daire Başkanlığına ve Kamuoyuna Açıkça Soruyoruz:

  1. Eğer Zonguldak İl Müftülüğünün iddia ettiği gibi bu mesajlar gerçeği yansıtmıyorsa; Kurumu lekeleyen, İl Müftü Yardımcısına ve İlçe Müftüsüne “iftira atan” ilgili personel hakkında neden derhal idari ve adli soruşturma başlatmadınız?
  2. Yazılı delille sabit olan bir iddiada, şüpheli konumdaki idareyi kendi idari soruşturmasında hakem kılmak aklama mekanizmasını çalıştırmak değil midir?
  3. Sayın Disiplin ve Değerlendirme Daire Başkanlığı; şikâyet dilekçelerimizi mahalline göndererek yetkili makamları aklama yolunu mu tercih ediyorsunuz?

Mücadelemiz Hukuki Boyutta Devam Edecektir!

Sendika olarak, üyelerimizin ve din görevlilerimizin üzerindeki usulsüz idari baskılara, mobbing uygulamalarına ve bu hukuksuzlukların üzerini kapatmaya çalışan idari reflekslere asla göz yummayacağız.

Anayasal bir hak olan sendikal özgürlükleri gasp etmeye çalışanlar ve bu usulsüzlüklere göz yumanlar hakkında ombudsmanlık (Kamu Denetçiliği Kurumu), idari yargı ve Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde gerekli tüm hukuki süreçleri sonuna kadar takip edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

TEKBİR-SEN GENEL MERKEZİ

Devamını Oku...
Sorgun İlçe Müftüsü İsa Yaykın’a Ziyaret

Genel Başkanımız Zübeyir Demirkaya ve beraberindeki heyet, Yozgat Sorgun İlçe Müftüsü Sayın İsa Yaykın’ı makamında ziyaret etti.

Samimi bir atmosferde gerçekleşen görüşmede, ilçede yürütülen din hizmetleri ele alınarak hizmette verimliliğin artırılmasına yönelik karşılıklı istişarelerde bulunuldu. Ayrıca Müftü Yaykın’a Sorgun’a kazandırdığı kıymetli hizmetler ve özverili çalışmaları için teşekkür iletildi.

Ziyaret sonunda heyetimiz, gösterdikleri samimi ev sahipliği, nazik misafirperverlikleri ve yakın ilgilerinden dolayı Sorgun İlçe Müftüsü Sayın İsa Yaykın Hocamıza teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi.

Devamını Oku...
Sendikamızdan Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Hüseyin Demirhan’a Ziyaret

Genel Başkanımız Zübeyir Demirkaya ve beraberindeki heyet, Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Sayın Hüseyin Demirhan’ı makamında ziyaret etti.

Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyarette Genel Başkan Yardımcımız Mustafa Özdemir, Konya İl Temsilcimiz M. Alperen Güven ve Amasya Göynücek’te Müezzin Kayyım olarak görev yapan mevlidhan İsmail Çıtır da hazır bulundu.

Hac ve umre hizmetleri ile teşkilat çalışmalarına dair son derece verimli istişarelerin gerçekleştirildiği görüşmede, karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu.

Ziyaret sonunda Genel Başkanımız Zübeyir Demirkaya ve heyetimiz, gösterdikleri samimi ev sahipliği, nazik misafirperverlikleri ve yakın ilgilerinden dolayı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Sayın Hüseyin Demirhan Hocamıza teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi.

Devamını Oku...
Genel Başkanımız Zübeyir Demirkaya’dan Din Hizmetleri Genel Müdürü Metin Akbaş’a Ziyaret

Genel Başkanımız Zübeyir Demirkaya, Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürü Sayın Metin Akbaş’ı makamında ziyaret etti.

Görüşmede, din görevlilerimizin sahada karşılaştığı sorunlar, çalışma koşullarında yaşanan aksaklıklar ve bu problemlere yönelik çözüm önerilerimiz kapsamlı bir şekilde ele alındı. Ayrıca bazı il ve ilçe Müftüleriyle bazı şube müdürlerinin ( isim isim takdim edildi) malum sendikanın temsilcisi gibi hareket ettiklerini ve sendikamıza üye olan din görevlilerimize karşı hasmane tutum sergilediklerini belgeleriyle zat-i alilerine takdim edildi. Ayrıca sahadaki mevcut durumun iyileştirilmesine yönelik karşılıklı istişarelerin yapıldığı ziyaret son derece verimli geçti.

Gösterdikleri yakın ilgi, alakaları ve nazik misafirperverliklerinden dolayı Din Hizmetleri Genel Müdürümüz Sayın Metin Akbaş’a şükranlarımızı sunarız.

Devamını Oku...
Sendikamızdan Sincan İlçe Müftüsü Musa Uzun’a Ziyaret

Genel Başkanımız Zübeyir Demirkaya, Genel Başkan Yardımcılarımız Mustafa Özdemir ve Feriha Tokmak ile birlikte Sincan İlçe Müftüsü Sayın Musa Uzun’u makamında ziyaret etti.

Samimi ve sıcak bir ortamda gerçekleşen ziyarette, din hizmetleri ve güncel konulara ilişkin karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu, çeşitli konularda istişareler yapıldı.

Sendika heyetimiz, gösterdikleri nezaket ve ev sahipliğinden dolayı Sincan İlçe Müftüsü Sayın Musa Uzun’a teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi. Sayın Uzun da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek Genel Başkanımız Zübeyir Demirkaya ve beraberindeki heyete teşekkürlerini iletti.

Devamını Oku...
BASIN AÇIKLAMASI / KAMUOYU DUYURUSU

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI ÜST YÖNETİMİNE VE KAMUOYUNA

Anayasa ve yasalarla güvence altına alınmış olan sendikal özgürlükler ile devlet memurlarının tarafsızlığı ilkesi, maalesef taşra teşkilatımızda görev yapan bazı idari amirler eliyle açıkça çiğnenmektedir. Sendikamız bünyesinde üst yönetim kademelerinde de bulunmuş, geçmişe dayalı kadim bir dostluğumuz olan Zonguldak ili Ereğli ilçesinde görevli bir din görevlisi üyemizin istifası üzerine gelişen süreç, idari amirlerin personelin iradesine yönelik kurduğu baskıyı ve bu vahim iddiaların üzerini örtmeye çalışan “mahalli aklama” mekanizmasını gözler önüne sermiştir.

Söz konusu üyemizin istifa belgesinin sendikamıza ulaşmaması üzerine, tamamen dostane ve kurumsal bir takiple kendisine yönelttiğimiz soruya verilen yazılı cevap aynen şöyledir:

“Evet hocam istifa ettim çünkü Ereğli Müftüsüne söz vermiştim ve Zonguldak İl Müftü Yardımcısına da söz verdim, onun için istifa ettim. Sana söyleyemedim kusura bakma. Ereğli’ye gelince onları 8 ay oyaladım ama peşimi bırakmadılar hocam, o yüzden kusura bakmayasın. Ama biraz durayım, tekrar senin sendikana geleceğim inşallah.”

Bu itiraf, taşrada görev yapan bazı müftü ve müftü yardımcılarının, kanuni görev sınırlarını aşarak aylarca bir din görevlisinin peşini bırakmadığını, adeta amirlik nüfuzunu kullanarak sendikal baskı (mobbing) uyguladığını somut bir şekilde kanıtlamaktadır.

Sendikamız, anayasal bir hakkın engellenmesi ve görevin kötüye kullanılması niteliğindeki bu açık beyanı içeren ekran görüntüsünü de ekleyerek Diyanet İşleri Başkanlığına suç duyurusunda bulunmuştur. Ancak, Disiplin Daire Başkanlığı bu somut iddiaları bağımsız müfettişler eliyle inceletmek yerine, ne hikmetse sendikamızdan giden her dilekçede yaptığı gibi, dosyayı “mahalline sevk ederek” topu taca atmıştır. İddiaların odağındaki kişilerin amiri konumunda olan Zonguldak İl Müftülüğü ise, beklendiği üzere tarafsız bir soruşturma yürütmek yerine, adeta bir savunma refleksiyle hareket etmiş ve “din görevlisinin bu mesajı sadece sendikadan uzak durmak amacıyla attığı” yönünde trajikomik bir gerekçeyle kendi kadrosunu aklama yoluna gitmiştir.

Buradan başta Sayın Diyanet İşleri Başkanımız olmak üzere, Başkanlığımızın üst yönetimine hukuki ve mevzuata dayalı şu net soruları soruyor ve çağrıda bulunuyoruz:

1. Sendikal Özgürlüklerin Engellenmesi ve TCK Boyutu

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 18. maddesi açıkça; “Kamu görevlileri, sendikalara üye olmaları veya olmamaları… sebebiyle farklı bir işleme tabi tutulamaz ve görevlerine son verilemez” hükmünü amirdir. Ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 118. maddesinde “Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi” açık bir suç olarak düzenlenmiştir. Taşra amirlerinin personeli 8 ay boyunca ablukaya alarak istifaya zorlaması iddiası neden bağımsız müfettişlerce soruşturulmamaktadır?

2. Devlet Memurunun Tarafsızlığı İlkesi (657 Sayılı DMK m. 7)

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 7. maddesi, devlet memurlarının siyasi partiler veya sendikalar arasında herhangi bir ayrım yapamayacağını, tarafsızlık ilkesine uymak zorunda olduğunu emreder. Ereğli Müftüsü ve Zonguldak İl Müftü Yardımcısı, idari nüfuzlarını belirli bir sendika lehine ya da aleyhine kullanarak 657 sayılı Kanunu açıkça ihlal etmişlerdir. Bu ihlali soruşturması gereken kurumun, şikayeti yine şikayet edilenlerin amirine göndermesi hukukun hangi ilkesiyle bağdaşmaktadır?

3. Zonguldak İl Müftülüğünün Çelişkisi ve Hukuki Sorumluluk

Zonguldak İl Müftülüğünün “personel bu mesajı sendikayı oyalamak/uzak tutmak için attı” savunmasını bir an için doğru kabul edelim. O halde sormak isteriz:

  • Bir din görevlisi, sırf sendikasını savuşturmak için İl Müftü Yardımcısını ve İlçe Müftüsünü zan altında bırakacak, onlara “iftira” niteliği taşıyacak bir yalanı yazılı olarak beyan etmiş midir?
  • Eğer bu beyan yalansa ve müftülük makamlarına iftira atılmışsa, Zonguldak İl Müftülüğü makamlarına asılsız isnatta bulunan ve yalan beyan veren bu personel hakkında neden 657 sayılı DMK uyarınca derhal bir disiplin soruşturması başlatmamıştır?
  • Personeline disiplin işlemi uygulamayan müftülük, bu sessizliğiyle aslında mesaj içeriğindeki baskının ve sözlerin doğruluğunu zımnen itiraf etmiş olmuyor mu?

Disiplin Daire Başkanlığının somut delilli şikayetleri mahalline göndererek adeta bir “aklama aparatına” dönüştürme pratiğinden vazgeçmesini talep ediyoruz. Bu dosyanın taşradaki ahbap-çavuş ilişkileriyle, “göstermelik tahkikatlarla” kapatılmasına müsaade etmeyeceğiz.

Diyanet İşleri Başkanlığı üst yönetimini, taşra teşkilatındaki sendikal baskılara, oda başkanlığı gibi çalışan amirlerin hukuksuzluklarına son vermeye ve bu vahim iddiaların incelenmesi amacıyla Başkanlık Müfettişlerini (Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı) derhal görevlendirmeye davet ediyoruz. Hukuki sürecin ve bu idari çelişkilerin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.

TEKBİR-SEN ( DİYANET VE VAKIF GÖREVLİLERİ SENDİKASI) GENEL MERKEZİ

Devamını Oku...
Tekbir-Sen’den O Şube Müdürüne Suç Duyurusu: “Makamdan Güç Alıp Mobbing Yapanlara Müsaade Etmeyeceğiz!”

Tekbir-Sen, 23 Nisan’da idari izin kullanmak isteyen din görevlisine zorluk çıkararak usulsüz şekilde senelik izin yazdırdığı iddia edilen şube müdürü hakkında Diyanet İşleri Başkanlığı nezdinde resmi suç duyurusunda bulundu. Sendikamız genel başkanı Sayın Zübeyir DEMİRKAYA tarafından yapılan açıklamada, “O müdürün kim olduğunu Ankara’da bilmeyen kalmadı. Din görevlilerimize baskı ve mobbing uygulayarak ego tatmin edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Diyanet ve vakıf çalışanlarının hak savunuculuğunu üstlenen Tekbir-Sen, taşra teşkilatlarında din görevlilerine yönelik uygulandığı iddia edilen keyfi uygulamalara ve bürokratik baskılara karşı sert bir duruş sergiledi. Son olarak 23 Nisan resmi tatil dönemindeki idari izin hakkını kullanmak isteyen bir din görevlisinin maruz kaldığı usulsüz işlem, sendika yönetimi tarafından yargıya ve en üst devlet kademelerine taşındı.

“Kanuni İdari İzni, Zorla Senelik İzne Dönüştürdü”

Tekbir-Sen Genel Genel Başkanı DEMİRKAYA tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, ilgili şube müdürünün devletin en üst kademesi tarafından tanınan yasal bir hakkı çiğnediği vurgulandı. Açıklamada, 23 Nisan’da idari izin hakkını kullanmak isteyen din görevlisine zorluk çıkarıldığı ve kanuna aykırı bir şekilde senelik izin formunun imzalatıldığı belirtildi.

Makam odalarının şahsi ego tatmin yeri olmadığını ifade eden Tekbir-Sen Genel Başkanı DEMİRKAYA, şu ifadelere yer verdi:

“Tekbir-Sen olarak, hiçbir zaman makamı ve mevkisi ne olursa olsun, oturduğu koltuktan güç alarak din görevlilerimize baskı kuran, mobbing uygulayan ve çalışanlarımızın anayasal haklarını tırpanlamaya kalkan zihniyetlere geçit vermedik, vermeyeceğiz.”

“Ankara ve TBMM Durumu Gayet İyi Biliyor”

Söz konusu şube müdürünün sergilediği tutumun ve isminin devletin zirvesi tarafından da yakından takip edildiği belirtilen açıklamada, olayın ulaştığı boyutlar şu sözlerle aktarıldı:

“Bu şube müdürünün kim olduğunu, taşrada personeline ne tür yaklaşımlarda ve davranışlarda bulunduğunu başta Diyanet İşleri Başkan Yardımcılarımız olmak üzere, genel müdürlerimiz ve daire başkanlarımız gayet iyi bilmektedir. Sadece Diyanet bürokrasisi değil; AK Parti ve MHP başta olmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı da bu şahsın usulsüz uygulamalarından ve sergilediği tavırlardan haberdardır. Biz, din görevlimizin uğradığı bu haksızlığı tüm bu mercilere resmi dilekçelerimizle ileterek şikayetçi olduk.”

“Din Görevlileri Asla Yalnız Değildir”

Genel Başkanımız, açıklamasının sonunda sahada görev yapan tüm cami ve Kur’an kursu personelinin yanında olduklarının altını çizerek kararlılık mesajı verdi:

“Diyanet İşleri Başkanlığı nezdinde başlattığımız yasal sürecin ve suç duyurumuzun sonuna kadar takipçisi olacağız. Din görevlilerimiz asla sahipsiz ve yalnız değildir. Birilerinin kendi egosunu tatmin etmesi için memurlarımızın ezilmesine göz yummayacağız. Tekbir-Sen, diyanet çalışanlarının cesur sesi olarak hakkı haykırmaya ve üyelerinin hukukunu korumak adına her platformda mücadele etmeye devam edecektir.”

Devamını Oku...
Diyanet’te Gönül Köprüleri: Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Hüseyin Demirhan’a Ziyaret

Tekbir-Sen heyeti olarak, Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü görevine atanan, kıymetli hocamız Sayın Hüseyin Demirhan’ı makamında ziyaret ettik.

Ziyarette heyetimize; Konya İl Temsilcimiz Mehmet Alperen Güven, Eskişehir’de görev yapan hafız Rıdvan Yıldız ve TİGEM’de veteriner hekim olarak görev yapan Hafız İbrahim Acar eşlik etti.

Taşradaki Müjde: Din Görevlilerimizin Hac ve Umre Heyecanı

Oldukça samimi ve sıcak bir atmosferde gerçekleşen görüşmede, Genel Müdürlüğümüzün son dönemdeki çalışmalarıyla taşrada oluşan pozitif rüzgârı bizzat ilettik. Özellikle taşrada görev yapan, mukaddes toprakların hayaliyle yanıp tutuşan din görevlilerimiz arasında esen olumlu hava ve artan motivasyon görüşmemizin ana gündem maddesiydi.

“Hocalarımızın Şükranlarını İlettik”

Ziyaret sonrası yapılan değerlendirmede, din görevlilerinin Hac ve Umre hizmetlerinde daha aktif rol alması ve süreçlerin şeffaflığı konusundaki memnuniyet dile getirildi:

“Sayın Genel Müdürümüz Hüseyin Demirhan’ın göreve gelmesiyle birlikte, taşradaki meslektaşlarımızın umutları tazelenmiş ve büyük bir heyecan oluşmuştur. Sahadaki bu güzel enerjiyi ve hocalarımızın selamlarını kendilerine ileterek, gösterdikleri gayretli çalışmalardan dolayı camiamız adına şükranlarımızı arz ettik.”

Nezaket ve Samimiyet Dolu Karşılama

Bizleri makamında büyük bir misafirperverlikle ağırlayan, fikirlerimize değer veren ve her zaman çözüm odaklı bir yaklaşım sergileyen Sayın Hüseyin Demirhan hocamıza şahsım ve heyetim adına en kalbi şükranlarımı sunarım.

Tekbir-Sen olarak; kutsal topraklara duyulan hasretin dinmesi ve hizmet kalitesinin artması noktasında Genel Müdürlüğümüzle eşgüdüm içinde çalışmaya devam edeceğiz.

Devamını Oku...
Tekbir-Sen’den İçişleri Bakanlığı’nda Kritik Temas: Aziz Yıldırım’a Hayırlı Olsun Ziyareti

Mülki idaredeki tecrübesi ve devlet adamlığıyla tanınan, İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü görevine atanan Trabzon eski Valisi Sayın Aziz Yıldırım’ı makamında ziyaret ettik.

Sektörel Reformlar ve Çözüm Odaklı Görüşme

Oldukça samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyarette, sadece bir “hayırlı olsun” temennisinin ötesine geçerek, din görevlilerimizin ve cami hizmetlerinin geleceğini yakından ilgilendiren iki kritik maddeyi Sayın Genel Müdürümüze dosya halinde sunduk:

  1. Cami Derneklerinin Denetimi: Camilerimizin yönetiminde yaşanan karmaşanın son bulması amacıyla; derneklerin denetim yetkisinin tamamen Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilmesi konusundaki talebimizi ve bunun hizmet kalitesine sağlayacağı katkıları paylaştık.
  2. DMK 25. Madde ve Mülki Amirlerin Rolü: Görev mahallinde huzuru bozan durumlara karşı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 25. maddesinin (İhbar ve Şikayetler) işletilmesi noktasında, mülki amirlerimizin daha kararlı ve cesur adımlar atması gerektiğini vurguladık.

“Devletimizin Yanında, Personelimizin Sesi Olmaya Devam Edeceğiz”

Ziyaret sonrası yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Sayın Aziz Yıldırım, bürokrasideki derin tecrübesiyle her zaman takdir ettiğimiz bir isimdir. Bugün kendilerine hem yeni görevlerinde başarılar diledik hem de taşrada görev yapan hocalarımızın idari süreçlerde yaşadığı tıkanıklıkların aşılması için çözüm önerilerimizi sunduk. Gösterdikleri yakın ilgi ve çözüm odaklı yaklaşım bizleri ziyadesiyle memnun etmiştir.”

Şükranlarımızı Sunarız

Tekbir-Sen ailesi olarak; bizleri büyük bir nezaketle ağırlayan İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürü Sayın Aziz Yıldırım’a misafirperverlikleri için teşekkür ediyor, yeni görevinde muvaffakiyetler diliyoruz.

Din görevlisinin hakkı, devletin vakarı için çalışmaya devam!

Devamını Oku...
Taşradaki Din Görevlilerimizin Sesi TBMM’de Yankılandı: Süleyman Şahan’a Ziyaret

Tekbir-Sen olarak, din görevlilerimizin sorunlarını sadece konuşmakla kalmıyor, çözüm merci olan Gazi Meclis’e taşıyoruz. Bu kapsamda, AK Parti Yozgat Milletvekilimiz Sayın Süleyman Şahan’ı TBMM’deki makamında ziyaret ederek, özellikle taşrada omuz omuza görev yapan meslektaşlarımızın yaşadığı zorlukları gündeme getirdik.

Taşranın Sıkıntıları ve Somut Çözüm Önerileri

Görüşmede, Anadolu’nun dört bir yanındaki köylerde ve mahallelerde görev yapan din görevlilerimizin;

  • Çalışma şartlarındaki zorluklar,
  • Lojman ve ulaşım gibi fiziksel imkanların iyileştirilmesi,
  • Diyanet İşleri Başkanlığımızda Vekil ve Fahri olarak görev yapan hocalarımızın asgari ücretin altında bir maaş karşılığında görev yapmaları ve ekonomik zorluklar çektiklerini, maaşlarında iyileştirme yapılması ile ilgili çalışmaların bir an önce başlatılması.
  • Taşrada görev yapmanın getirdiği sosyal ve ekonomik dezavantajlar, başta olmak üzere tüm güncel sorunlarını masaya yatırdık. Sadece dert yanmak yerine, sendika olarak hazırladığımız yapıcı çözüm önerilerimizi de Sayın Vekilimize dosya halinde sunduk.

“Vekilimizin Yakın İlgisi Bizleri Memnun Etti”

Oldukça samimi ve sıcak bir atmosferde geçen ziyarette, Sayın Süleyman Şahan’ın din görevlilerimizin sahadaki emeğine verdiği değer ve ilettiğimiz dosyadaki çözüm önerilerimize gösterdiği hassasiyet bizleri ziyadesiyle mutlu etmiştir.

Teşekkürlerimizi Sunarız

Bizleri Meclis çatısı altında samimiyetle ağırlayan, taşradaki hocalarımızın gür sesi olan ve sorunların takibi noktasında desteğini esirgemeyen Yozgat Milletvekilimiz Sayın Süleyman Şahan’a nazik misafirperverlikleri için şahsım ve Tekbir-Sen camiası adına teşekkür ederiz.

Masa başında değil, sahada ve mecliste; din görevlisinin hakkı için çalışmaya devam ediyoruz!

Devamını Oku...