Karacabey’deki iddiaları incelemek üzere muhakkik tayin edilen Bursa İl Müftü Yardımcısı Dr. Mustafa Yavuz’un yürüttüğü tahkikat, ne yazık ki adil bir incelemeden ziyade adeta bir “üstünü örtme” çabasına dönüşmüştür. Bilgisine başvurulan din görevlilerimize “Bunu yazmamıza gerek yok”, “Sizden öncekiler de aynısını söyledi” gibi yönlendirici ifadelerle müdahale edilmesi, açık bir psikolojik baskıdır.

Hukuki açıdan bakıldığında; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 137 ve devamı maddeleri, muhakkike ifadenin özgür iradeyle ve eksiksiz tutanağa geçirilmesi sorumluluğunu yükler. Tanıklara ve şikayetçilere müdahale etmek, maddi gerçeği karartmak demektir. Bu tutum, Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesinde tanımlanan “Görevi Kötüye Kullanma” suçunu ve DMK kapsamında disiplin suçunu oluşturur.

Asıl vahim olan ise dosyanın en başından beri izlediği seyirdir. Diyanet İşleri Başkanlığımızın vaiz ve murakıp gibi unvanları ilgilendiren şikayetlerde soruşturmanın Başkanlık Müfettişlerince yürütülmesi yönündeki talimatı açıkken; dosyanın alelacele İl Müftü Yardımcısına verilmesi ve ardından mahalline gönderilmesi tam bir muammadır.

Burada sormak gerekir: Bu dosya neden Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına sevk edilmedi?

Disiplin ve Değerlendirme Daire Başkanlığı, Başkanlık talimatlarını göz ardı ederek bu dosyayı hangi gerekçeyle mahalline iade etmiştir? 657 sayılı DMK’nın 10. maddesi, yöneticilere maiyetindeki hizmetleri mevzuata uygun yürütme sorumluluğu yükler. Talimatlara uymayarak dosyanın adeta kapatılmasına çanak tutan bir yönetim anlayışı kabul edilemez.

Tekbir-Sen olarak bu haksızlığa ve usulsüzlüğe sessiz kalmamız mümkün değildir. Diyanet İşleri Başkanlığımızdan talebimiz nettir:

  • Karacabey’deki tahkikat derhal Başkanlık Müfettişlerine devredilmeli ve süreç baştan adilce yürütülmelidir.
  • Görevini tarafsızlıkla yapmayıp personele baskı uygulayan Muhakkik Dr. Mustafa Yavuz hakkında idari soruşturma açılmalıdır.
  • Başkanlık talimatlarını çiğneyerek dosyayı mahalline gönderen Disiplin ve Değerlendirme Daire Başkanı hakkında tahkikat başlatılmalı ve kendisi görevden alınmalıdır.

Adaletin olmadığı yerde liyakat da huzur da barınamaz. Diyanet çatısı altında hiç kimse hukukun ve talimatların üzerinde değildir.