Tekbir-Sen, 23 Nisan’da idari izin kullanmak isteyen din görevlisine zorluk çıkararak usulsüz şekilde senelik izin yazdırdığı iddia edilen şube müdürü hakkında Diyanet İşleri Başkanlığı nezdinde resmi suç duyurusunda bulundu. Sendikamız genel başkanı Sayın Zübeyir DEMİRKAYA tarafından yapılan açıklamada, “O müdürün kim olduğunu Ankara’da bilmeyen kalmadı. Din görevlilerimize baskı ve mobbing uygulayarak ego tatmin edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Diyanet ve vakıf çalışanlarının hak savunuculuğunu üstlenen Tekbir-Sen, taşra teşkilatlarında din görevlilerine yönelik uygulandığı iddia edilen keyfi uygulamalara ve bürokratik baskılara karşı sert bir duruş sergiledi. Son olarak 23 Nisan resmi tatil dönemindeki idari izin hakkını kullanmak isteyen bir din görevlisinin maruz kaldığı usulsüz işlem, sendika yönetimi tarafından yargıya ve en üst devlet kademelerine taşındı.

“Kanuni İdari İzni, Zorla Senelik İzne Dönüştürdü”

Tekbir-Sen Genel Genel Başkanı DEMİRKAYA tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, ilgili şube müdürünün devletin en üst kademesi tarafından tanınan yasal bir hakkı çiğnediği vurgulandı. Açıklamada, 23 Nisan’da idari izin hakkını kullanmak isteyen din görevlisine zorluk çıkarıldığı ve kanuna aykırı bir şekilde senelik izin formunun imzalatıldığı belirtildi.

Makam odalarının şahsi ego tatmin yeri olmadığını ifade eden Tekbir-Sen Genel Başkanı DEMİRKAYA, şu ifadelere yer verdi:

“Tekbir-Sen olarak, hiçbir zaman makamı ve mevkisi ne olursa olsun, oturduğu koltuktan güç alarak din görevlilerimize baskı kuran, mobbing uygulayan ve çalışanlarımızın anayasal haklarını tırpanlamaya kalkan zihniyetlere geçit vermedik, vermeyeceğiz.”

“Ankara ve TBMM Durumu Gayet İyi Biliyor”

Söz konusu şube müdürünün sergilediği tutumun ve isminin devletin zirvesi tarafından da yakından takip edildiği belirtilen açıklamada, olayın ulaştığı boyutlar şu sözlerle aktarıldı:

“Bu şube müdürünün kim olduğunu, taşrada personeline ne tür yaklaşımlarda ve davranışlarda bulunduğunu başta Diyanet İşleri Başkan Yardımcılarımız olmak üzere, genel müdürlerimiz ve daire başkanlarımız gayet iyi bilmektedir. Sadece Diyanet bürokrasisi değil; AK Parti ve MHP başta olmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı da bu şahsın usulsüz uygulamalarından ve sergilediği tavırlardan haberdardır. Biz, din görevlimizin uğradığı bu haksızlığı tüm bu mercilere resmi dilekçelerimizle ileterek şikayetçi olduk.”

“Din Görevlileri Asla Yalnız Değildir”

Genel Başkanımız, açıklamasının sonunda sahada görev yapan tüm cami ve Kur’an kursu personelinin yanında olduklarının altını çizerek kararlılık mesajı verdi:

“Diyanet İşleri Başkanlığı nezdinde başlattığımız yasal sürecin ve suç duyurumuzun sonuna kadar takipçisi olacağız. Din görevlilerimiz asla sahipsiz ve yalnız değildir. Birilerinin kendi egosunu tatmin etmesi için memurlarımızın ezilmesine göz yummayacağız. Tekbir-Sen, diyanet çalışanlarının cesur sesi olarak hakkı haykırmaya ve üyelerinin hukukunu korumak adına her platformda mücadele etmeye devam edecektir.”