Tekbir-Sen’den Hac ve Umre Genel Müdürü Sayın DEMİRHAN’ a Ziyaret

Tekbir-Sen’den Hac ve Umre Genel Müdürü Sayın DEMİRHAN’ a Ziyaret

Genel Başkanımız sayın Zübeyir DEMİRKAYA, Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Sayın Hüseyin DEMİRHAN hocamızı makamında ziyaret etti.

1. Yıpratma Haberlerine Karşı Tam Destek Beyanı

Son derece samimi bir ortamda gerçekleşen görüşmenin ana gündem maddelerinden biri, Sayın Genel Müdürümüzü yıpratmaya yönelik son günlerde kamuoyuna yansıyan haberler oldu. Sendikamız genel başkanı DEMİRKAYA, bu tür spekülatif yayınlara karşı Sayın Genel Müdürümüzün yanında olduklarını ve yürütülen hizmetlerin aksamaması adına tam destek verdiklerini net bir şekilde beyan etti.

2. Emekliliği Gelmiş Din Görevlilerine Öncelik Talebi

Ziyarette ayrıca, yıllarca fedakârca görev yapmasına rağmen emekliliği geldiği halde henüz hac veya umre organizasyonlarında görev alamamış olan din görevlilerimizin durumu gündeme getirildi. Tekbir-Sen olarak, vefa borcu ve hizmet takdiri amacıyla, bu durumdaki personelimize hac ve umre görevlendirmelerinde öncelik tanınması yönündeki talebimiz Sayın Genel Müdürümüze iletilmiştir. Bu uygulamanın, kurum aidiyetini ve personel motivasyonunu artıracağı ifade edildi.

Tekbir-Sen ailesi olarak, gösterdiği nezaket ve samimi misafirperverlik için Sayın Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü sayın Hüseyin DEMİRHAN hocamıza şükranlarımızı sunar, çalışmalarında başarılar dileriz.

Devamını Oku...
Camii Hizmetleri Daire Başkanını Ziyaret

Camii Hizmetleri Daire Başkanını Ziyaret

Diyanet İşleri Başkanlığı Camii Hizmetleri Daire Başkanı Sayın Turgut ERHAN hocamızı makamında ziyaret etti.

Son derece samimi ve yapıcı bir ortamda gerçekleşen görüşmede, Diyanet hizmetlerinin daha etkin yürütülmesi adına iki ana gündem maddesi ele alındı.

1. Cami Dernekleri Konusu

Ziyaretin önemli gündem maddelerinden biri, sendikamızın bir süredir üzerinde çalıştığı “Cami Derneklerinin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın emrine verilmesi” konusuydu. Genel Merkezimiz, bu hususta hazırlanan çalışmalar, raporlar ve çözüm önerileri hakkında Sayın Daire Başkanımıza detaylı bir bilgilendirme sunumu yaptı. Bu düzenlemenin, cami hizmetlerinde kurumsal standardı artıracağı ve camilerin yönetimini tek elden sağlayacağı vurgulandı.

2. Sahada Görev Yapan Hocalarımızın Sıkıntıları

Ayrıca ziyarette, din hizmetlerinin fedakârca ifa edildiği sahada görev yapan hocalarımızın (din görevlilerimizin) günlük hayatta ve meslek icrasında karşılaştıkları sorun ve sıkıntılar da detaylı olarak aktarıldı. Sendikamız, bu sıkıntıların çözümü için önerilen pratik çözüm yolları ve personel lehine atılabilecek adımlara dair görüşlerini Sayın Daire Başkanımızla paylaştı.

Tekbir-Sen olarak, kendilerini makamlarında ağırlayan, önemli konulara hassasiyetle yaklaşıp görüşlerimizi dinleyen Sayın Daire Başkanımız Turgut ERHAN hocamıza gösterdikleri samimi kabul ve ev sahipliği için en derin şükranlarımızı sunarız.

Devamını Oku...
HSK Genel Sekreteri Atilla ÖZTÜRK’ e Ziyaret

HSK Genel Sekreteri Atilla ÖZTÜRK’ e Ziyaret

Tekbir-Sen Genel Başkanı Zübeyir DEMİRKAYA, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel Sekreteri Sayın Hâkim Atilla ÖZTÜRK’ ü makamında ziyaret etmiştir.

Samimi bir ortamda gerçekleşen ziyarette, Diyanet personellerimizin genel durumu, personel hakları ve sendikal konular başta olmak üzere çeşitli hususlarda yapıcı istişarelerde bulunulmuştur.

Tekbir-Sen ailesi olarak, bizleri kabul ederek gösterdikleri nezaket ve misafirperverlik dolayısıyla Sayın HSK Genel Sekreteri Atilla ÖZTÜRK’ e en derin şükranlarımızı sunarız.

Devamını Oku...
Diyanet İşleri Başkanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürüne Ziyaret

Diyanet İşleri Başkanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürüne Ziyaret

Diyanet İşleri Başkanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü görevine atanan Sayın Sinan Kazancı hocamıza hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk. Kendilerine yeni görevlerinin hayırlı, hizmetlerinin bereketli olmasını temenni ediyoruz.

Sayın Genel Müdürümüzün makamında gerçekleşen ziyarette, bizleri gösterdikleri nezaket ve samimi misafirperverlik için kendilerine en derin şükranlarımızı sunarız.

Ziyaretimiz esnasında, sahada fedakârca görev yapan Diyanet İşleri Başkanlığı Personellerinin yaşadığı güncel sorunlar, karşılaştıkları sıkıntılar ve çözüm önerileri üzerine istişarelerde bulunduk. Din hizmetlerinin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi noktasında, personelin yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik yapılabilecek çalışmalar hakkında görüşlerimizi Sayın Genel Müdürümüze ilettik.

Samimi ilgi ve alakaları için Sayın Genel Müdürümüz Sinan Kazancı’ya bir kez daha teşekkür eder, çalışmalarında muvaffakiyetler dileriz.

Devamını Oku...
Buzdağının Görünmeyen Kısmı: Metamfetamin Ölümleri

Buzdağının Görünmeyen Kısmı: Metamfetamin Ölümleri

Bu aralar metamfetamin üzerine okuduklarım, küresel bir krizle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor; gelin bu korkutucu verileri birlikte inceleyelim.

Metamfetamin artık sadece bir “sentetik uyarıcı” değil; küresel ölçekli bir ölüm krizine dönüşmüş durumda. UNODC’nin 2018 Global SMART Update raporu ve EMCDDA/Europol’un 2022 analizleri, bu gerçeği çarpıcı verilerle ortaya koyuyor.

Çarpıcı veriler:

· Dünya genelinde metamfetamin yakalamaları 2008’de 25 ton iken, 2016’da 159 tona, 2019’da ise 325 tona yükseldi.

· ABD’de metamfetaminin payı, psikostimülanlarla ilişkili ölümlerin %85-90’ını oluşturuyor. 2010’da 1.854 ölüm kaydedilirken, 2015’te bu sayı 5.716’ya ulaştı.

· Avustralya’da metamfetamin kaynaklı ölümler 2009-2015 arasında iki katına çıktı.

· ABD’de yüksek saflık ve düşük fiyat, aşırı doz ölümlerini hızla artırıyor.

Ölüm oranları neden hafife alınıyor? Metamfetamin çoğu zaman başka maddelerle birlikte kullanılıyor. Bu da ölümleri doğrudan metamfetamine bağlamayı zorlaştırıyor. Avustralya’da yapılan bir çalışmada, metamfetamin kaynaklı ölümlerin %90’ında benzodiazepin veya morfin gibi başka maddeler tespit edildi. Kalp hastalıkları, intihar ve kazalar gibi dolaylı nedenler tabloyu daha da karmaşık hâle getiriyor.

Küresel tablo:

· Asya ve Kuzey Amerika, metamfetaminin en büyük pazarları. Bazı Asya ülkelerinde tedaviye başvuranların %75’inden fazlası amfetamin-tipi uyarıcılar nedeniyle yardım arıyor.

· ABD’de metamfetamin enjeksiyonu, opioid kriziyle birleşerek 2009-2018 arasında hepatit C vakalarını dört kat artırdı.

· Avrupa hâlâ görece küçük bir pazar olsa da, Çekya ve Slovakya’daki atık su analizleri yüksek kullanım seviyelerini ortaya koyuyor.

Ne yapılmalı?

Metamfetamin krizi, görmezden gelindiğinde sadece rakamlarda değil, toplumların geleceğinde de derin yaralar açıyor. Ölüm oranları buzdağının görünen kısmı sadece. Asıl mesele, bu yükselişi durdurmak için bilim, politika ve toplumun ortak iradesini harekete geçirmek:

· Bilimsel veriye dayalı politikalar: Ölüm oranlarının gerçek boyutunu ortaya koymak için atık su analizleri, tedavi başvuruları ve ölüm kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.

· Uluslararası işbirliği: Metamfetamin üretimi ve ticareti sınır tanımıyor; bu nedenle yalnızca ulusal değil, bölgesel ve küresel düzeyde koordineli mücadele şart.

· Toplumsal farkındalık: Kamuoyuna yönelik bilinçlendirme kampanyaları, metamfetaminin “zararsız bir uyarıcı” olduğu yönündeki yanlış algıyı kırmalıdır.

· Sağlık sistemlerinin güçlendirilmesi: Tedavi ve rehabilitasyon kapasitesi artırılmalıdır.

Metamfetaminle mücadele, sadece bireysel çabalarla değil; bilimsel veri, politika ve toplumun eşgüdümlü çalışmasıyla mümkün olabilir.

Kaynaklar:

1. UNODC, Methamphetamine continues to dominate synthetic drug markets, Global SMART Update, Volume 20, 2018.

2. EMCDDA & Europol, The methamphetamine market: global context, EU Drug Markets Report, 2022.

Devamını Oku...
BASIN AÇIKLAMASI

BASIN AÇIKLAMASI

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 1250 İlahiyat Lisans mezunu Kur’an Kursu Öğreticisi alımına yönelik ilan yayımlanmış olup, söz konusu ilan tarafımızca memnuniyetle karşılanmıştır. Başkanlığımızın din hizmetlerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaları sendikamız tarafından her zaman desteklenmektedir.

Bununla birlikte, ilgili alımda İlahiyat Ön Lisans mezunlarına ve İmam-Hatip Lisesi mezunlarına yer verilmemesi, uzun süredir Kur’an Kursu Öğreticiliği görevine hazırlanmakta olan çok sayıda eğitimli aday nezdinde ciddi bir mağduriyet ve hayal kırıklığına sebebiyet vermiştir. Bu adaylar, teşkilatımızın sahadaki din hizmetleri kapasitesini güçlendirecek önemli bir insan kaynağını oluşturmaktadır.

Bu çerçevede TEKBİR-SEN olarak, Diyanet İşleri Başkanlığımızdan, Kur’an Kursu Öğreticiliği alanında personel ihtiyacının bütüncül bir yaklaşımla ele alınarak, İlahiyat Ön Lisans mezunlarının ve İmam-Hatip Lisesi mezunlarının da dâhil edileceği yeni bir alım sürecinin en kısa süre içerisinde planlanmasını ve kamuoyuna duyurulmasını talep etmekteyiz.

Sendikamız, din hizmetlerinin her kademesinde nitelikli personelin istihdam edilmesini desteklemekte olup, bu sürecin adil, kapsayıcı ve liyakate dayalı bir anlayış çerçevesinde yürütülmesinin kurumsal yapıya önemli katkılar sağlayacağı kanaatindedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Devamını Oku...
Sessiz ve Salgın Şeklinde Yayılan Metamfetamin Tehlikesi

Sessiz ve Salgın Şeklinde Yayılan Metamfetamin Tehlikesi

Son yıllarda toplum olarak adını sıkça duymaya başladığımız bir madde var: metamfetamin (met). Ne yazık ki beynin kimyasını altüst eden, kullanıcıyı derin bir uçuruma sürükleyen ve hızla yayılma eğilimi gösteren bu ölümcül maddeden hem kendimizi hem çocuklarımızı korumak zorundayız. Bunun için önce tehlikeyi doğru tanımamız, sonra da bilinçli adımlar atmamız gerekiyor.

Öncelikle metamfetamini tanıyalım.

Metamfetamin, C₁₀H₁₅N formüllü, fenetilamin türevi sentetik bir uyarıcıdır. Aromatik bir benzen halkası, yan zincirde metilamino grubu ve alfa karbonunda metil grubundan oluşan yapısı, beyinde dopamin salgısını olağanüstü artırarak güçlü bir uyarıcı etki oluşturur.

Peki İnsanlar Neden Kullanır?

Cevabı aslında basittir:
Geçici enerji, sahte bir mutluluk ve yapay bir özgüven duygusu.
Kullanıcılar kısa süreli bir kaçış yaşar; ancak bedeli çok ağırdır.

Bilimsel Veriler Tehlikeyi Gözler Önüne Seriyor

American Addiction Centers’in verileri, metamfetamin tehlikesinin her geçen gün arttığını göstermektedir. Metin kullanımı sırasında kalp hızı, vücut sıcaklığı, nefes alma ve kan basıncı yükselir; kişi kendini daha enerjik ve uyanık hisseder. Bu yapay uyanıklık hali çok kısa sürer ve ardından derin bir çöküş, yorgunluk ve depresyon ortaya çıkar.

AAC ve NIDA’nın raporlarına göre uzun süreli kullanım:

  • Dopamin ve serotonin üreten sinir hücrelerinde kalıcı hasar oluşturabilir.
  • Hafıza, öğrenme, koordinasyon gibi bilişsel beceriler ciddi şekilde zayıflar.
  • Saldırganlık, paranoya, halüsinasyon gibi ruhsal problemler görülür.
  • “Meth mouth” adıyla bilinen şiddetli diş çürümeleri, cilt problemleri, kilo kaybı ve damar hasarları ortaya çıkar.
  • Kronik kullanım, Parkinson benzeri nörolojik sorunlara kadar ilerleyebilir.

Yaygınlık Şaşırtıcı ve Kaygı Verici

  • 2021 itibarıyla, 12 yaş ve üzeri nüfusun %6’sı yaşamında en az bir kez met kullandığını bildirmiştir.
  • Dikkat edin, 12 yaş… Bu veri bile tek başına durumun vahametini ortaya koymaktadır.
  • 2014 TEDS verilerine göre, her 100.000 kişiden yaklaşık 53’ü, metamfetamin bağımlılığı nedeniyle tedavi merkezlerine başvurmuştur.

Bu tablo, metamfetaminin bireysel bir sorun olmaktan çıkıp toplumsal bir krize dönüştüğünü gösteriyor.

Çözüm Var, Umut Var

Metamfetamin bağımlılığı ağır bir tablo yapsa da tedavisi de mümkündür.

  • Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT) büyük yarar sağlar.
  • “Motivasyonel görüşme teknikleri” programları, temiz test sonuçlarını ödüllendirerek süreci güçlendirir.
  • Destek grupları ve aile terapileri kişinin iyileşme sürecini hızlandırır.

Toplumsal olarak ise:

  • Okullarda uyuşturucu farkındalığı eğitimi artırılmalı,
  • Aileler çocuklarındaki davranış değişimlerini ciddiye almalı,
  • Devlet, uzun vadeli tedavi merkezlerini güçlendirmeli,
  • Sivil toplum ve sağlık çalışanları entegre programlar yürütmelidir.

Metamfetamin bağımlılığıyla mücadelede ülkemizdeki en önemli kurumlardan biri olan YEDAM (Yeşilay Danışmanlık Merkezi)’dır.
YEDAM; ücretsiz psikolojik destek, bireysel terapi ve aile odaklı danışmanlık hizmetleri sunarak bağımlı bireylerin hem tedavi olmalarına hem de sosyal hayata yeniden uyum sağlamalarına önemli katkılar sağlamaktadır. Kurum, her geçen gün kendini daha da geliştirmekte; 115 Danışma Hattı ise büyük bir özveriyle hizmet vermektedir. Yakinen çalışmalarına şahit olduğum Yozgat YEDAM ekibinin gayretlerini de buradan tebrik ediyorum.

Sonuç olarak, bu maddeyle ve diğer tüm zararlı bağımlılık yapıcı maddelerle mücadele etmek, onların pençesinden kurtulmak için bireyler, aileler, kurumlar ve toplum olarak ortak bir çaba göstermemiz büyük önem taşımaktadır.

Kaynak: American Addiction Centers, “Meth Addiction: Facts, Statistics & How Meth Changes You” (americanaddictioncenters.org/blog/meth-statistics)

Devamını Oku...
Şifaya Vesile Olmak: Hekimlikte Müslüman Şahsiyetin Zarafeti

Şifaya Vesile Olmak: Hekimlikte Müslüman Şahsiyetin Zarafeti

Hekimlik, sadece hastalıkları tedavi etmek değil, insana dokunmanın sorumluluğunu taşımaktır. Her muayene, bilgiyle merhametin, ilimle ahlakın kesiştiği bir andır. Şifaya vesile olmak, Allah’ın “Şâfi” isminden bir yansıma taşımaktır. Hekim, her hastasında bir emanet görür; her dokunuşunda iyiliğin bir izi vardır.

Müslüman şahsiyetin zarafeti, işte bu farkındalıkta saklıdır: elinden zarar değil şifa, dilinden yargı değil incelik dökülür. Resûlullah (s.a.s.), “Müslüman, elinden ve dilinden insanların emin olduğu kimsedir” (Buhârî, İman, 4) buyurarak yalnız toplumsal huzuru değil, meslek ahlakının özünü de tarif etmiştir. Çünkü hekimlikte güven, tedavinin en etkili ilacıdır; hasta, hekimin bilgisine olduğu kadar kalbine de emanet olur.

Peygamberimiz(sav)’in “Allah, yaptığı işi güzel yapanı sever” (Taberânî, el-Muʿcemü’l-Evsat, 8994) buyruğu, mesleğini ihsan bilinciyle icra eden her hekim için bir ölçüdür. Bu bilinç, hastaya ayrılan birkaç dakikanın dahi ibadet niyeti taşımasına vesile olur. Hekimlikte gösterilen özen, ilimle niyetin buluştuğu yerde şefkate dönüşür.

Modern tıbbın “bütüncül sağlık” anlayışı, aslında İslam’ın asırlardır öğrettiği mizan ilkesinin tıptaki karşılığıdır: beden, ruh ve sosyal çevre arasında denge kurmak. Kur’an’da “Kim bir canı kurtarırsa bütün insanlığı kurtarmış gibi olur” (Mâide, 5/32) buyrulur. Bu, sadece bir ilahi ilke değil; sağlık hizmetine yön veren derin bir sorumluluktur.
Çünkü her doğru teşhis, her önleyici adım, insanlığa hizmetin sessiz bir göstergesidir.

Bağımlılıklar, kötü beslenme, hareketsizlik, stres… Günümüzün görünmez hastalıkları bunlardır. Müslüman hekim, sadece hastalığı değil, sebeplerini de görür; yaşam biçimini bir tebliğ diliyle dönüştürmeye çalışır. Yeşilay’ın “iyiliğe çağırmak” ilkesiyle birleştiğinde bu çaba, hem tıbbın hem inancın ortak çağrısına dönüşür: insanı fıtratıyla yeniden buluşturmak.

İslam ahlakı, mesleki etikten öte bir bilinç hâlidir. Doğruluk, adalet, tevazu, sabır, gizliliğe riayet, hasta haklarına saygı… Bunların her biri hem iyi bir Müslüman’ın hem iyi bir hekimin vasfıdır. Hekimlikte söz de davranış da kıymetlidir; kimi zaman bir tebessüm, bir ilaç kadar şifa verir.

Her sabah beyaz önlüğü giyerken aslında yeni bir sorumluluk başlar. Hekim bilir ki şifanın asıl sahibi Allah’tır; kendisine düşen, o şifaya vesile olabilmektir. Gerçek şifa yalnızca reçetede değil, niyette, sözde ve ahlaktadır.

İnsanlara yardım edildiğinde bazen “Akraban mı, yakının mı da yardım ediyorsun?” diyenler olur.
Oysa iyilik, akrabalığın ya da yakınlığın değil; insan olmanın ortak paydasında anlam kazanır.

Hac görevine gittiğim yıl, babam beni yolcu ederken şöyle demişti:
“Kızım, insana yaptığın her hizmet ibadettir; sen şu an attığın adımla o ibadete başlıyorsun.”
Emekli bir müftü olan babamın bu sözü hâlâ kulaklarımdadır. O cümle, mesleği her defasında yeniden anlamlandıran bir hatırlatmadır: hizmetin de, gayretin de özü insanadır.

Müslüman şahsiyetin zarafeti, işte bu bilinci taşımakta gizlidir; sessizce yapılan her iyilikte, gösterişsiz her hizmette, bir duanın karşılığı saklıdır.

Kaynakça
• Buhârî, M. (1998). Sahîh-i Buhârî (İman, 4). Dâru İbn Kesîr.
• Taberânî, S. (1987). el-Muʿcemü’l-Evsat (Hadis no: 8994). Dâru’l-Haremeyn.
• Dünya Sağlık Örgütü (WHO). (2024). Health for All: A Holistic Approach to Well-Being. Geneva.
• Yeşilay. (2025). Bağımlılıklardan Korunma ve İyilik Rehberi. İstanbul: Yeşilay Yayınları.
• Erdem, M. (2019). Tıp ve Değerler: İslam Ahlakı Perspektifinden Bir Değerlendirme. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 60(2), 543–562.

Devamını Oku...
TEKBİR-SEN ÜYELERİNE ÖZEL AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI İNDİRİMİ

TEKBİR-SEN ÜYELERİNE ÖZEL AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI İNDİRİMİ

TEKBİR-SEN (Diyanet ve Vakıf Görevlileri Sendikası), üyelerine ve tüm Diyanet çalışanlarına yönelik sosyal ve sağlık alanındaki avantajlarını artırmaya devam ediyor.
Bu kapsamda, sendikamız ile Özel Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği arasında önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. Yapılan protokol ile TEKBİR-SEN üyeleri, Diyanet İşleri Başkanlığı, Diyanet Akademisi ve Türkiye Diyanet Vakfı personeli ile emeklileri ve birinci derece yakınları (eş ve çocuklar), poliklinik tarafından sunulacak ağız ve diş sağlığı hizmetlerinden özel indirim ve avantajlarla yararlanabilecek.

Protokolün Detayları

Protokol, TEKBİR-SEN Genel Başkanı Zübeyir DEMİRKAYA ile Özel Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Mesul Müdürü Dr. Dt. Tevfik Mert GÜNDOĞDU tarafından imzalandı.

Anlaşma kapsamında üyelerimize sunulacak başlıca hizmetler şunlardır:

Özel Tedavilerde Ücretlendirme: Ortodonti ve implant tedavilerinde kullanılacak markalara ve tedavi yöntemine göre hasta bazında özel teklifler sunulacaktır. Ücretsiz Muayene: İlk müracaatta yapılan tüm teşhis muayeneleri ücretsizdir. Ücretsiz Röntgen Hizmetleri: Panoramik ve periapikal röntgen çekimleri ücretsiz yapılacaktır. Genel Tedavilerde %35 İndirim: Ortodonti ve implant tedavileri hariç olmak üzere tüm diş tedavilerinde, Türk Diş Hekimleri Birliği güncel tarifesi üzerinden %35 indirim uygulanacaktır.

Üyelerimize ve Diyanet İşleri Başkanlığı çalışanlarına Hayırlı Olsun

Sendikamız, üyemiz olsun olmasın Tüm Diyanet İşleri Başkanlığımız çalışanlarının sağlık ve refahını gözeten projelere imza atmaya devam etmektedir.
Bu protokolün, üyelerimize Diyanet çalışanlarımıza ve yakınlarına daha uygun koşullarda kaliteli sağlık hizmeti sunulmasına katkı sağlamasını temenni ederiz.

Devamını Oku...
Prof. Dr. Hamdi TEMEL, Köşe Yazılarıyla Sitemizde!

Prof. Dr. Hamdi TEMEL, Köşe Yazılarıyla Sitemizde!

Yozgat Bozok Üniversitesi öğretim üyelerinden, Çevre Bilincini Geliştirme Derneği Başkanı, Yozgat Bozok Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Anabilim/Bilim Dalı Başkanı, değerli bilim insanı Prof. Dr. Hamdi TEMEL, artık sitemizde kaleme alacağı köşe yazılarıyla siz kıymetli hocalarımız ve okuyucularımızla buluşuyor.

Bilimsel çalışmaları, çevre bilinci konusundaki duyarlılığı ve toplumsal farkındalık oluşturma çabalarıyla tanınan Prof. Dr. Hamdi TEMEL, yazılarında hem akademik bir bakış açısı sunacak hem de ilim dünyasının güncel meselelerine ışık tutacak.

Sendikacılığın yalnızca üye sayısını artırmaktan ibaret olmadığını, asıl amacın üyelerin sorunlarına çözüm üretmek, onların kişisel ve mesleki gelişimine katkı sağlamak olduğunu vurgulayan yaklaşımımız doğrultusunda; Prof. Dr. TEMEL’in köşe yazılarının bu hedeflere önemli bir katkı sunacağına inanıyoruz.

Kıymetli hocamızın kaleme alacağı yazılar, ilmi derinliği, toplumsal duyarlılığı ve çevre bilincini ön planda tutarak okuyucularımıza farklı bir bakış açısı kazandıracak.

Prof. Dr. Hamdi TEMEL’in değerli yazılarını sitemiz üzerinden düzenli olarak takip edebilirsiniz.

Devamını Oku...