Genç Hocalarımızın Tercihi Tekbir-Sen

Genç Hocalarımızın Tercihi Tekbir-Sen

Sendika olarak gönülleri fethederek büyümeye ve sorunların çözümü konusunda cesur adımlar atmaya büyük önem vermekteyiz. Özellikle genç hocalarımızın sendikamıza olan ilgileri ve rağbetleri bizleri mutlu etmektedir. Genç hocalarımızın bizimle bu kutlu yolda yol yürümeyi kabul etmeleri, sendikamızın il ve ilçe temsilcimiz olarak gücümüze güç katmaları takdire şayan bir durumdur.

Gönülleri fethederek büyüyen sendikamız Uşak İl temsilcimiz olarak genç ve dinamik hocalarımızdan Ömer KAYA görevlendirilmiştir. Kıymetli başkanıma başarılar diliyoruz.

Tekbir-Sen gücü özgürlüğünde olan sendikanın adıdır. Tekbir-Sen Diyanet ve Vakıf çalışanlarımızın cesur ve gür sesidir. Sizde sendikamıza üye olarak gücümüze katabilirsiniz.

Devamını Oku...
İlçe Müftülerinin Sorunları

İlçe Müftülerinin Sorunları

Tekbir-Sen olarak saha sendikacılığına önem veriyoruz. İl ve İlçe müftülerimizi ziyaret ederek istişarelerde bulunuyoruz. Din görevlilerimizin sorunlarının ve çözümlerinin neler olduğuyla ilgili bir çok konuda fikir alış verişinde bulunuyoruz. Özellikle İl Müftülerimiz havaalanlarında geçişlerde VIP’den faydalanmak istemektedir. İlçe Müftülerimiz de Şube Müdürleriyle kendileri arasında yok denecek kadar maaş farklarının olduğunu, bu durumun ilçe müftülerinin çalışma şevkini kırdığını söylemektedirler.

Sahanın her alanında kendilerinin olduğunu, devlete ve millete hesap verenin kendileri olduğunu, buna rağmen şube müdürlerinin maaşlarının kendileriyle hemen hemen aynı olduğunu ve bu durumda bir çok ilçe müftüsünün müftülükten şube müdürlüğüne geçmek istediklerini beyan etmişlerdir.

Tekbir-Sen olarak ilçe müftülerimizin sorunlarıyla ilgili Diyanet İşleri Başkanlığımız nezdinde girişimlerde bulunduk ve bulunmaya devam ediyoruz. Ayrıca İlçe Müftülerimizin sıkıntılarıyla ilgili detaylı bir dosya hazırlıyoruz ve bu dosyayı TBMM’ de gurubu olan tüm partilerle ve Cumhurbaşkanlığı dahil Diyanet İşleri Başkanlığımızla paylaşacağız.

Devamını Oku...
Kofçaz İlçe Müftüsünü Ziyaret

Sendikamız Genel Başkanı Zübeyir Demirkaya Kırklareli Kofçaz İlçe Müftüsü Harun Bulaç’a hocamızla İstanbul’da bir araya gelerek istişarelerde bulundular. Ziyaret samimi bir ortamda gerçekleşti. Ziyaret esnasında din görevlilerimizin sorunları, vaizlerimizin sorunları ve özellikle ilçe müftülerimizin sorunları ve çözümü hakkında fikir alış verişinde bulunuldu.

Devamını Oku...
Güçlenerek Büyüyoruz

Güçlenerek Büyüyoruz

Gönülleri Fethederek büyüyen sendikanın adıdır Tekbir-Sen. Gücünü kanunlardan ve siz değerli Diyanet ve Vakıf çalışanlarımızdan alan sendikanın adıdır Tekbir-Sen. Sorunların çözümü konusunda cesur adımlar atan sendikanın adıdır Tekbir-Sen. Diyanet ve Vakıf görevlilerinin cesur ve gür sesidir Tekbir-Sen.

Sendikamıza üye olarak gücümüze güç katan ve Kocaeli il temsilcimiz olarak bizimle bu kutlu yolda yol yürümeyi kabul ederek gücümüze güç kattıkları için Mehmet ÖZÇELER başkanımıza aramıza hoş geldiniz diyor ve başarılar diliyoruz.

Sizlerde sendikamıza üye olarak gücümüze güç katabilirsiniz.

Devamını Oku...
Saraykent İlçe Müftülüğünü Ziyaret

Saraykent İlçe Müftülüğünü Ziyaret

Sendikamız Genel Başkanı Zübeyir DEMİRKAYA Saraykent İlçe Müftüsü Sayın Nuri TAPAN Hocamızı makamında ziyaret ederek istişarelerde bulundular. Ziyaret samimi bir ortamda gerçekleşti. Genel Başkanımız sendikamız hakkında ve yapmış olduğumuz faaliyetler ve yapmayı planladığımız faaliyetler hakkında ilçe müftümüze bilgi verdi. Camiler ve din görevlileri haftası münasebetiyle Saraykent ilçemizde yapmayı planladığımız etkinlik hakkında da istişarelerde bulundular.

Nazik misafirperverliğinden dolayı sayın Müftümüze Sendika olarak teşekkür ederiz.

Devamını Oku...
Vaizlerimizin Özlük Hakları İçin Mücadelemiz Devam Ediyor

Vaizlerimizin Özlük Hakları İçin Mücadelemiz Devam Ediyor

Tek bir sen olarak dile getirdiğimiz en önemli konulardan biri vaizlerimizin özlük haklarının verilmesidir. Ne yazık ki bugüne kadar yapılan tüm çağrılara rağmen vaizlerin hakları hâlâ teslim edilmemiştir. Yetkil sendika vaizlerimiz görmezden gelip sahip çıkmayarak maalesef bu konuda da sınıfta kalmıştır.

Vaizlerimiz, halkımızın manevi rehberliğini üstlenen, toplumun birlik ve beraberliğine katkı sunan önemli bir görevi icra etmektedir. Bu kutsal görevi yerine getiren vaizlerimizin, hak ettikleri özlük haklarından mahrum bırakılmaları büyük bir haksızlıktır.

Sendikamız, vaizlerimizin yanında olmaya, onların sesi olmaya ve haklarının teslim edilmesi için mücadeleyi kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir. Bu süreç sadece vaizlerimizin değil, tüm çalışanlarımızın emeğine sahip çıkma mücadelesidir.

Sendika Genel Başkanımız yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Vaizlerimizin hakları teslim edilene kadar mücadelemiz sürecektir. Hak verilmez, alınır. Biz de bu anlayışla, vaizlerimizin yanında durarak adaletin tecelli etmesi için her platformda mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Biz inanıyoruz: Birlik oldukça, mücadele ettikçe, haklarımızı mutlaka kazanacağız. Bugün vaizlerimizin sesi daha gür çıkıyor, birlik ve dayanışma ruhu daha da güçleniyor. Bu mücadele sadece vaizlerimizin değil, bütün personelimizin adalet arayışının bir parçasıdır. Vaizlerimiz asla yalnız değildir. Tekbir-Sen olarak sorunların çözümü konusunda cesur adımlar atmaya devam ediyoruz. Sendika olarak gönülleri fethederek büyüyen sendikayız. Vaizlerimizin sorunlarının çözümü konusunda başta Diyanet İşleri Başkanlığımız olmak üzere, TBMM’ de temsil edilen Ak Parti, MHP başta olmak üzere tüm siyasi partilere sendika olarak müracaat ediyoruz ve çözümü konusunda mücadele etmeye devam ediyoruz.

Devamını Oku...
Devlet Memurları Kanunu 25. Madde Ne İşe Yarıyor?

DMK 25.Madde Ne İşe Yarıyor?

Devlet Memurları Kanunu 25. Madde (DMK); isnat ve iftiralara karşı koruma hususlarının nasıl gerçekleşeceğine dair düzenleme yapmıştır. Memurlar, görevlerini yerine getirirken dil, din, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç veya mezhep ayrımı yapamaz. Kamu hizmetlerini sunarken herkese eşit davranmak zorundadırlar. Madde, memurların tarafsızlığını ve objektifliğini vurgulayarak, kamu güveninin korunmasını amaçlar. Ayrıca, memurların kişisel çıkar veya eğilimlerden etkilenmeden görev yapmaları gerektiğini belirtir. Bu ilke, devlet hizmetlerinin adil ve güvenilir şekilde yürütülmesi için temel bir kuraldır.

Devlet memurları hakkındaki ihbar ve şikayetler, garaz veya mücerret hakaret için, uydurma bir suç isnadı suretiyle yapıldığı ve soruşturma veya yargılamanın tabi olduğu kanuni işlem sonucunda bu isnat sabit olmadığı takdirde, merkezde bu memurun en büyük amiri, illerde valiler, isnatta bulunanlar hakkında kamu davası açılmasını Cumhuriyet Savcılığından isterler.

Devlet Memurları Kanunu 25. Madde Açıklaması

Memurlarla ilgili bir isnatta bulunan, isnadını ispatlamak zorunda olup, bu hususu ispatlayamadığı takdirde; mali ve cezai sorumluluğu bulunmaktadır. Söz konusu sorumluluk; hem haksız ve hukuki olmayan isnat ve iftira da bulunan kişi için, hem de haksız isnat ve iftirada bulunan bu kişinin asılsız hareketini Cumhuriyet Savcılığına şikayet etmeyerek harekete geçmeyen ve suç duyurusunda bulunmayarak görevini ihmal eden kurumun atamaya yetkili amiri konumundaki en üst kamu görevlileri ve valiler içindir.

İsnat ve iftiraya maruz kalan memurun isnatta bulunan kişi için bir işlem yapılmasını idareden talep etmesine gerek olmadan, merkezde görev yapan memurlar için o kurumun en üst amiri, taşrada görev yapan memurlar için ise valiler tarafından resen Cumhuriyet Savcılığından asılsız ve gerçek dışı suçlamalarıyla bir memur için isnat ve iftirada bulunanlara karşı dava açılmasını Cumhuriyet Savcılığından isterler. Bu görevin yapılmaması halinde bu görevde bulunan kamu görevlileri de sorumlu olur ve görevleri sebebiyle suç işlemiş olurlar.

Yukarıda belirtmiş olduğum gibi; devlet memurları kanununun 25. Maddesi Devlet memurlarına garez, kin, nefret vb. nedenlerle iftira atılarak şikayette bulunanlara karşı bir koruma kalkanı iken, neden kanunda olan bu madde uygulanmıyor? Sayın kaymakamlarımız, sayın valilerimiz neden kanunu uygulamaktan imtina ederler Tekbir-Sen olarak sormak isteriz.

Tekbir-Sen olarak DMK.25. Maddenin uygulanması için başta İçişleri Bakanlığımız olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşlara müracaatta bulunduk ve takipçisi olmaya devam ediyoruz.

Devamını Oku...
Hutbelerden Rahatsız Olanların Amacı Ne?

Hutbelerden Rahatsız Olanların Amacı Ne?

Son zamanlarda Diyanet İşleri Başkanlığımızın hazırlamış olduğu Hutbeler büyük ses getirmeye başladı. İçerik olarak mükemmel olan hutbelerin, hazırlanış şekli ayrı bir güzellikte.

Son hutbede kul hakkından bahsedildi. Ülkemizde insanların dikkat etmediği konuların başında gelmektedir, KUL HAKKI. Genel itibariyle Ayet ve Hadislerin ışığında hazırlanmış ve ayet ve hadislerin verdiği mesajlar net olarak hutbeye yansımış. Hutbeyi hazırlayanlara Tekbir-Sen olarak teşekkür ediyoruz. Bu hutbe kime yada kimlere mesaj veriyor. Bu hutbeden rahatsız olanların verdiği tepki hutbenin içeriğine mi, içerisinde ki ayet ve hadislere mi?

Genellikle son haftalarda ki okunan hutbelerden rahatsız olanlar aslında okunan hutbelerden rahatsız mış gibi yaparak, kin, öfke ve nefretlerini hutbe bahanesiyle ayetlere ve hadislere karşı kusmaktadırlar. Ayet ve hadislere tepki vermekten korkan bir gurup, hutbeyi bahane ederek Diyanet İşleri Başkanlığımıza saldırmaktadırlar. Zaten hutbe genel itibariyle camilere gelen veya gelmek isteyip te gelemeyen, kalbinde Allah ve Resulü ‘nün sevgisi olanlara hitap etmektedir. Buna rağmen Ayet ve hadislere düşmanlık edenler hutbeyi bahane ederek Diyanet’e saldırmayı alışkanlık hale getirmiş durumdalar.

Son okunan hutbe kul hakkından bahsediyordu, hazırlanış itibariyle mükemmel bir hutbe. İçeriği, verdiği mesajlar ve mesajları kuvvetlendirmek için seçilmiş olan ayet ve hadisler okuyanları etkilediği gibi can kulağıyla dinleyenleri de etkiledi. Şimdi Diyanet İşleri Başkanlığımıza böyle bir hutbe hazırladığı için teşekkür etmek gerekirken, eleştirmek, haddi aşarak hakaretlerde bulunmak ne kadar insani ve vicdanidir.

Tekbir-Sen olarak bu hutbeyi hazırlayanlara bir kez daha teşekkür ediyoruz. Ve bu hutbeden yola çıkarak sormak istiyoruz;

  • He sene aynı il ve ilçe müftülerinin hac ve umreye görevli olarak gitmeleri kul hakkına girmiyor mu?
  • Bir müftünün, dışarıda ki vatandaşa şirin gözükmek için, din görevlilerimizi görev yaptığı yerlerde camii cemaatine, mahalle ve köy halkına şikayet etmesi kul hakkına girmez mi_
  • Hak etmedikleri halde siyasilerle kol kola girerek il müftüsü olarak atananlar kul hakkı yemiyor mu?
  • Bulunduğu makamlardan gücünü alarak uhdesinde ki personellere karşı hasmane tutum sergileyenler kul hakkı yemiyor mu?
  • 1-7 Ekim tarihleri arasında her yıl kutlanan camiler ve din görevlileri haftasında, show yapmak ve üst makamlara şirin gözükmek için üst makamlardan konuşmacı getirmek suretiyle konferanslar düzenleyerek , kendi geleceği için din görevlilerine eziyet etmek kul hakkına girmiyor mu?
  • Camiler ve Din görevlileri Haftasında, il ve ilçe müftülerimizin diğer kurum ve kuruluşların amirlerini ellerine aldıkları güllerle ziyaret etmeleri, din görevlilerimizi rencide etmektedir, bu durum kul hakkına girmiyor mu?
  • Bazı il ve ilçe müftülerimizin sadece show yapabilmek için açılışlarını yaptıkları camii, Kur’an Kursları vb. yerlerde toplum içerisinde Din görevlilerimize karşı sert üslupla hitap etmesi kul hakkına girmiyor mu?
  • Malazgirt İlçe Müftülüğü şube müdürünün ve ilçe müftüsünün din görevlilerini vakitli vakitsiz görüntülü olarak aramaları kul hakkına girmiyor mu?
  • Malazgirt İlçe Müftülüğü şube müdürünün sendikamıza yönelik ” biz Tekbir-Sen’i kaale almıyoruz, onlar köpek gibi havlıyor”, demesi kul hakkına girmiyor mu?
  • Malazgirt İlçe müftüsü ve şube müdürünün, ilçe kaymakamlığının ilçe müftülüğü hakkında açmış olduğu soruşturmada ifadesine başvurulan din görevlilerimizi odalarına çağırarak tehdit etmeleri kul hakkına girmiyor mu?
  • Malazgirt İlçe müftülüğü şube müdürünün, hakkında soruşturma açılmış bir din görevlisine cep telefonunu dışarı bıraktırmak için tehdit etmesi ve ifadesini aldığı din görevlimizin verdiği sözlü savunmayı cep telefonuna kaydetmesi kul hakkına girmiyor mu?
  • Bazı il ve ilçe müftülerimizin uhdesinde ki personelleri gerek birebir kaldıkları zaman ve gerekse toplum içerisinde ” lan oğlum” gibi hitaplarla çağırması kul hakkına girmiyor mu?
  • Teknoloji devrinde yaşadığımız bir zamanda, on line toplantılar yapmak mümkünken, her ay düzenli olarak aylık mutat toplantılar yapmak kul hakkına girmiyor mu?
  • Taşrada görev yapan hocalarımızla ilgili il ve ilçe müftülükleri tarafından bir evrak teslim edileceği zaman, müftülüğe çağırılarak evrakın teslim edilmesi kul hakkına girmiyor mu? Tekbir-Sen olarak okunan hutbenin içeriğinden yola çıkarak bu soruları vicdan sahibi olan herkese sormak istedik. Diyanet İşleri Başkanlığımızın bu tür hassas konularda il ve ilçe müftülerimizi uyarmasını talep ediyoruz. Elbette bir çok il ve ilçe müftümüz bulundukları makama ilimleriyle, duruşlarıyla, ahlaklarıyla güç vermektedir. Sendika olarak bu müftülerimizi can-u gönülden tebrik ediyoruz.

Devamını Oku...
Diyanet İşleri Başkanlığımıza Açık Çağrı

Diyanet İşleri Başkanlığımıza Açık Çağrı

Tekbir-Sen Olarak Malazgirt İlçe müftüsü ve şube müdürü hakkında Diyanet İşleri Başkanlığımız, Muş Müftülüğümüz ve Malazgirt Kaymakamlığı nezdinde şikayette bulunmamıza rağmen, şube müdürü gücünü kim yada kimlerden alıyor da, keyfi uygulamalar yapmaya devam ediyor ve ilçe müftüsü gücünü kim yada kimlerden alıyor da kendisini kanunlardan ve yönetmeliklerden üstün görmeye ve keyfi uygulamalar yapmaya devam ediyor?

Malazgirt Müftülüğü Şube Müdürü il temsilcimiz hakkında müftü beyi de ikna ederek açtırmış olduğu soruşturmaya, kendisini muhakkik tayin ettirmek suretiyle güç gövde gösterisi yapmaktadır. İfadeye çağırdığı il temsilcimize öncelikle telefonunu dışarıya bırakmasını ısrarla söylüyor, il temsilcimiz de tartışma yaşanmaması için telefonunu dışarı bırakıyor. Şube müdürü ifade almak için ne hikmetse 2023,2024 yıllarında açmış oldukları ve cezaya gerek duymadıklarından dolayı kapanmış dosyalarla ilgili sorular soruyor. İl temsilcimize telefonunu dışarı bıraktıran şube müdürü ifade veren il temsilcimizin ifadesini alırken telefonuna ses kaydediyor. Bunu fark eden il temsilcimiz itiraz edince kaydı sildiğini söylüyor.

Şube müdürü ifade esnasında il temsilcimizin söylemiş olduğu bir çok şeyi kayda almıyor. Tekbir-Sen olarak Diyanet İşleri Başkanlığımıza açık çağrımızdır. Malazgirt ilçe müftüsü ve şube müdürü hakkında Başkanlık müfettişlerinin görevlendirilerek özellikle Muş ilinin dışından Malazgirt’te görev yapan din görevlilerimizin ve sendikamız üyelerinin dinlenmesi, Malazgirt ilçesinde ki tüm camilerden murakabe defterlerinin müfettişlerimiz tarafından dikkatli incelenmesi, zaten incelendiğinde müftülüğün özellikle sendikamız üyelerinin görev yaptığı camilere ayda en az sekiz (8) defa ilçe müftülüğü tarafından denetime gelindiği ortaya çıkacaktır.

Malazgirt ilçe müftüsü ve şube müdürünün ilçe kaymakamlığının açmış olduğu soruşturmada ifade verecek olan sendikamız üyelerini makamlarına çağırarak tehdit ettiklerini daha önce defalarca beyan etmiştik. Tekbir-Sen olarak Malazgirt İlçe müftülüğünün il temsilcimiz aleyhine suç isnat ederek açmış olduğu soruşturmaya muhakkik tayin edilen şube müdürünün muhakkik olarak tayin edilmesine itiraz ediyoruz ve bu soruşturmayı il müftülüğü murakıplarının yürütmesini özellikle adaletinden zerre kadar şüphe duymadığımız, görev yaptığı mahallerde din görevlilerimizin sevgisini ve gönüllerini kazanmış olan Muş İl Müftümüz Sayın İbrahim YAVUZ Hocamızdan talep ediyoruz. Tekbir-Sen Olarak ilçe müftüsü ve ilçe müftülüğü Şube Müdürü hakkında Diyanet İşleri Başkanlığımıza yapmış olduğumuz şikayetlerin bir an önce sonuçlanmasını sabırsızlıkla bekliyoruz.

Malazgirt ilçemizde görevli sendikamız üyesi hocalarımıza İlçe müftüsünün ve şube müdürünün mobbing uyguladığı ve sendikamız aleyhine özellikle şube müdürünün hakaretvari ifadeler kullandığı, bunlardan dolayı şube müdürünü uyarmayarak yapmış olduğu saygısızlığa göz yuman ilçe müftüsünün de en az şube müdürü kadar suç işlediğinden dolayı tez zamanda Diyanet İşleri Başkanlığı Müfettişleri tarafından soruşturma açılarak, kanunlardan ve yönetmeliklerden kendilerinin asla üstün olmadıklarının bir an önce hatırlatılmasını talep ediyoruz. Tekbir-Sen Olarak kanunların verdiği yetkileri sonuna kadar kullanmaktan asla korkmayacağız ve hiç bir zaman din görevlilerimizi sahipsiz bırakmayacağız. Tekbir-Sen Diyane ve Vakıf çalışanlarımızın cesur ve gür sesi.

Devamını Oku...