Vekil Din Görevlilerle İlgili Talebimizi ilettik

Vekil Din Görevlilerimizle İlgili Talebimizi İlettik

Diyanet İşleri Başkanlığımızda Vekil olarak görev yapan hocalarımızın ekonomik olarak zorluklar içerisinde oldukları, maaşlarının asgari ücretin altında oldukları, haftalık izin kullanamadıkları, kullandıkları takdirde maaşlarından kesildiğini ve bu sorunların çözülmesi gerektiğiyle ilgili talebimizi Milliyetçi Hareket Partisi Seçim İşleri Müdürü sayın Duramettin MENKÜÇ Bey’ e teslim ettik.

Devamını Oku...
MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir DURMAZ’ ı Ziyaret

MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir DURMAZ’ ı Ziyaret

Sendikamızın Genel Başkanı Zübeyir DEMİRKAYA MHP Genel Başkan Yardımcısı sayın Sadir DURMAZ Bey’ i MHP Genel Merkezde ki makamında ziyaret etti. Ziyaret samimi bir ortamda gerçekleşti. Genel Başkanımız DEMİRKAYA din görevlilerimizin sıkıntı ve sorunlarından ve çözüm yollarından bahsetti. Ayrıca her yıl sürekli hac ve umre hizmetlerinde aynı isimlerin kafile başkanı, ekip başkanı yada ekip başkan yardımcısı olarak görevlendirilmesinin Diyanet İşleri Başkanlığımız personelleri arasında huzursuzluğa sebebiyet verdiğini ve bu konuyla ilgili şikayetimizin dikkate alınarak en üst perdeden dile getirilmesini talep etti.

Tekbir-Sen olarak nazik misafirperverliklerinden dolayı Sayın DURMAZ’ teşekkür ediyoruz.

Devamını Oku...
Hac ve Umre Görevlendirilmesinde Neden Hep Aynı Kişiler Görev Alıyor?

Hac ve Umre Görevlendirilmesinde Neden Hep Aynı Kişiler Görev Alıyor?

Son yıllarda sürekli aynı kişilerin Hac ve umre hizmetlerinde aynı il ve ilçe müftülerimizin görev aldıklarına şahit oluyoruz. 81 il ve 922 ilçe müftümüz görev yapmakta. Bu kadar müftümüz varken maalesef her sene hac ve umre hizmetlerinde aynı il ve ilçe müftülerimizin görevli olarak hac ve umreye gitmeleri Din görevlilerimiz arasında huzursuzluğa sebebiyet vermektedir. Tekbir-Sen olarak aynı kişilerin hac ve umre hizmetlerinde ya kafile başkanı, ya ekip başkan yardımcısı olarak görevlendirilmelerine itiraz ediyoruz. Samsunda bir ilçe müftümüz eşinin Hac kurası çıktığında Hacca eşiyle birlikte gitmek istemesine rağmen kabul görmedi ve eşiyle hacca gidemedi. Aradan bir yıl geçtikten sonra Bursa da bir ilçe müftümüzün eşinin hac kurası çıkınca, bu ilçe müftümüz Ankara’ya Diyanet İşleri Başkanlığımıza giderek kendisini ekip başkan yardımcısı olarak hacda kendisine görev çıkarmayı başarıyor. Oysa bu müftümüz bir yıl öncede hacca ekip başkan yardımcısı olarak gitmişti. Eşiyle hacca gitmesine müsaade edilmeyen ilçe müftümüzle, eşi ile birlikte hacca gönderilen ilçe müftümüz arasında ne gibi bir fark bunu Tekbir-Sen olarak Diyanet İşleri Başkanlığımıza sormak istiyoruz.

Bir ilçe müftüsü düşünün bir sene umreye, bir sene hacca ekip başkan yardımcısı olarak gidiyor. Bu ilçe müftüsünün yaptığı görevi diğer ilçe müftülerimiz yada il müftülerimiz yapamıyor mu? Eğer bu ilçe müftüsünün yaptığı görevi diğer ilçe müftülerimiz de yapabiliyorsa, neden bu ilçe müftümüz her sene hiç boşu olmadan hac ve umreye ekip başkan yardımcısı olarak gidiyor? Eğer diğer il ve ilçe müftülerimiz bu ilçe müftümüzün yapmış olduğu görevi yapamıyorsa, neden il ve ilçe müftüsü olarak atamaları yapılıyor? Buradan sayın Cumhurbaşkanımıza ve Diyanet İşleri Başkanlığımıza bir çağrıda bulunmak istiyoruz. Hac ve umre hizmetlerinde sürekli aynı kişilerin neden görev aldıkları ve bu kişileri kim yada kimler sürekli ekip başkan yardımcısı yada kafile başkanı olarak gönderiyor, sendika olarak araştırılmasını talep ediyoruz. Bu durumun din görevlilerimiz ve müftülerimiz arasında huzursuzluğa sebebiyet verdiğinin bilinmesinde fayda vardır. Zaten Tekbir-Sen olarak sürekli aynı kişilerin hac ve umreye neden gönderildiklerinin araştırılmasıyla ilgili başta Diyanet İşleri Başkanlığımız olmak üzere, Cumhurbaşkanlığına, Tbmm’ de gurubu bulunan siyasi partilerimize müracaatta bulunduk. Ve bu konunun takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz.

Devamını Oku...
Kişisel Veri ve KVKK Kapsamı

Kişisel Veri ve KVKK Kapsamı

KVKK’ya göre, bir kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan her türlü bilgi kişisel veri olarak kabul edilir. Bu bağlamda, personelin adı, soyadı, T.C. kimlik numarası gibi bilgilerin yanı sıra, resmi (fotoğrafı) da kişisel veri kapsamına girer.

Verilerin İşlenmesi ve Yayımlanması İçin Gereklilikler

Kişisel verilerin (bu durumda isim ve fotoğraflar) işlenebilmesi, yani toplanabilmesi, saklanabilmesi veya yayımlanabilmesi için kanunda belirtilen şartlardan birinin mutlaka sağlanması gerekir.

Bu şartlar şunlardır:

  • Açık Rıza: En yaygın yöntemlerden biri, kişinin kendi verisinin işlenmesine açık ve bilgilendirilmiş rıza göstermesidir. Yani, personelin adı ve fotoğrafının web sitesinde yayımlanmasına dair yazılı veya dijital ortamda rızasının alınması gerekir.
  • Kanunlarda Açıkça Öngörülmesi: Veri işleme faaliyetinin, ilgili kanunlarda açıkça belirtilmiş olması.
  • Kamuoyunun Bilgilendirilmesi: Belirli kamu kurumlarının, görev ve yetkileri gereği kamuoyunu bilgilendirme amacı taşıyan faaliyetlerinde, kişisel verileri işleme yetkileri olabilir.

Müftülükler ve KVKK Uygulaması

Müftülükler de bir kamu kurumu olmaları ve KVKK’ya tabi olmaları nedeniyle, web sitelerinde personel bilgilerini yayımlarken bu kurallara uymak zorundadırlar.

Eğer bir müftülük, personelinin isim ve fotoğraflarını web sitesinde yayımlıyorsa, bunu ya personelden açık rıza alarak yapmalıdır ya da bu yayımlama işleminin dayandığı yasal bir gerekçe (örneğin, ilgili bir yönetmelik veya kanun maddesi) bulunmalıdır.

Son zamanlarda, kişisel verilerin korunmasına yönelik farkındalığın artmasıyla birlikte birçok kamu kurumu, potansiyel hukuki riskleri önlemek adına bu tür bilgileri web sitelerinden kaldırma kararı almaktadır. Bu durum, kurumların KVKK’ya uyum süreçlerinin bir parçası olarak değerlendirilebilir.

Tekbir-Sen olarak Diyanet İşleri Başkanlığımızın il ve ilçe müftülüklerine web sitelerinde ki personellerin isimlerinin ve resimlerinin kaldırılması talimatını vermesini talep ediyoruz.

Devamını Oku...
Hutbelerden Rahatsız Olanların amacı ne?

Hutbelerden Rahatsız Olanların amacı ne?

Son zamanlarda Diyanet İşleri Başkanlığımızın hazırladığı hutbelerde ki büyük değişiklikler dikkat çekmeye başladı. Özellikle kamu hakkı yemenin haram olduğuna dair “Kamu Hakkı Dokunulmazdır”, hutbe ve akabinde “Hayâ: Allah’ın Emri, Fıtratın Gereği” adlı hutbe gerçekten etkileyici bir hutbeydi. Din görevlilerinin severek, aşk ve şevkle okumuş oldukları bu hutbelerden maalesef bazı kesimin rahatsız olduklarına şahit olduk. İslam’a direk saldıramayanlar, okunan ayetlere direk saldıramayanlar maalesef “Diyanet kadınların kılık kıyafetlerine müdahale ediyor”, algısı oluşturarak saldırmaya başladı. Okunan hutbelerde ayet ve hadisler anlatıldığı halde, karşı çıkanlar kılık kıyafete müdahale ediliyor, algısıyla İslam’ ve Müslümanlara savaş açtılar. Zaten okunan hutbe Kelime-i Şehadet getirerek din olarak İslam’ı, Peygamber olarak Hz. Muhammed ( S.A.V.) Efendimizi kabul eden Müslümanlara bir uyarı ve yol gösterici niteliği taşımaktadır. Müslümanlarla ilgili olan hutbelerden İslam ve Peygamber Düşmanlarının rahatsız olmalarına hiç te şaşırmadık. Tekbir-Sen olarak Diyanet İşleri Başkanlığımızı böyle mükemmel hutbeleri hazırladıkları için kutluyoruz ve hutbeleri bahane ederek İslam’a ve peygambere saldıranları da şiddetli bir şekilde kınıyoruz.

Sendika olarak; hutbeleri bahane ederek Diyanet İşleri Başkanlığına saldıranlara karşı sessiz kalan il ve ilçe müftülerimizin neden sessiz kaldıklarını da anlamış değiliz. Müslüman cesur olmalı. Müftülerimizin vaaz kürsülerinden korkmadan, cesurca tüm gerçekleri haykırmalarını talep ediyoruz. Tekbir-Sen Diyanet ve Vakıf çalışanlarımızın cesur ve gür sesi Diyanet İşleri Başkanlığımızın yanında yer alıyor ve hazırladıkları hutbelerden dolayı kutluyoruz. Hutbeleri bahane ederek Diyanet İşleri Başkanlığımıza saldıranların asıl amaçlarının İslam olduğunu gayet iyi biliyoruz ve okunan ayetlerden, hadislerden rahatsız olup Diyanet İşleri Başkanlığımıza saldıranları necip milletimizin vicdanlarına ve Allah’a havale ediyoruz.

Devamını Oku...
Malazgirt Müftülüğünde Neler Oluyor?

Malazgirt Müftülüğünde Neler oluyor?

Malazgirt ilçe müftüsü ve şube müdürü gücünü kim yada kimlerden alıyor? Kanunları ve yönetmelikleri hiçe sayarak keyfi uygulamalar yapan ilçe müftüsüne ve şube müdürüne kim dur diyecek?

Malazgirt ilçesine bağlı bir köyde görevli olan ve aynı zamanda sendikamızın da üyesi olan bir hocamızın camisine bir ayda sekiz kez denetime gidiliyor ve art arda iki gün denetime gidiliyor. Müdür bey ısrar aynı camiye iki gün peş peşe olmak üzere bir ayda sekiz kez denetime gitmesinde ki amacı anlamış değiliz. Aynı şube müdürünün namaz vakitlerinde din görevlilerimizi görüntülü arayarak camide olup olmadıklarını kontrol etmek istemesinde ki gayesinden de açıkça anlaşılacağı üzere en hafif tabirle mobbing uygulamaktadır.

Şube müdürü ve müftülük hakkında ilçe kaymakamlığına şikayette bulunmamız üzerine, ilçe kaymakamlığı Malazgirt ilçe müftülüğü hakkında soruşturma açtı. Sendikamız üyelerinin ifadelerine başvurulmak üzere üyelerimiz kaymakamlığa davet edildi. İlçe müftüsü ve şube müdürü sendikamız üyelerini makamlarına çağırarak, aleyhte ifade vermemeleri hususunda aba altından sopa göstererek uyarılarda bulundu. Hatta müftü bey ve şube müdürü üyelerimize;” eğer aleyhte ifade verirseniz en ufak bir şikayette size soruşturma açarız, ona göre ayağınızı denk alın”, diyerek ayrıca üyelerimizi tehdit etmişlerdir.

Şube müdürü ve müftü beyin tehditlerinden korkmayan sendikamız üyeleri tüm gerçekleri kaymakamlığın tayin ettiği muhakkike anlattılar. Müdür bey intikam alacak ki; daha önce yazılı savunmasını aldığı sendikamız üyesini sözlü savunmasını almak için odasına çağırıyor, üyemiz de gittiği zaman, şube müdürü üyemizden telefonunu dışarıya bırakmasını, bırakmadığı takdirde savunmasını almayacağını beyan ediyor. Sendika olarak soruyoruz;

Sayın Şube müdürü siz din görevlilerimizi hangi yetkiye dayanarak namaz vakitlerinde görüntülü arıyorsunuz?

Sendikamız üyesine odanızda; ” Biz Tekbir-Sen’i kaale almıyoruz, onlar köpek gibi havlıyor” sözünü hangi cesaretle ve hangi yetkiye dayanarak söylediniz?

Sayın ilçe müftüm ve şube müdürü siz hangi yetkiye dayanarak kaymakamlığın sizin aleyhinize açtığı soruşturmada ifade verecek üyelerimizi odanıza çağırarak tehdit edebiliyorsunuz?

Sayın ilçe müftüm ve şube müdürü bey siz hangi yetkiye dayanarak izin dönüşü personellerin ispat-ı vücut yapmalarını istiyorsunuz?

Sayın şube müdürü malum sendikanın ilçe temsilcisini siz ilçeye gelen din görevlilerini haber vermesi için ajan mı tuttunuz?

Tekbir-Sen olarak ilçe müftüsü ve şube müdürünün özellikle Muş’lu olmayan din görevlilerimize karşı psikolojik baskı kurmaya çalıştığını gayet iyi biliyoruz. Buradan Diyanet İşleri Başkanlığımıza bir çağrıda bulunmak istiyoruz; Başkanlık müfettişlerinin ivedi bir şekilde Malazgirt ilçe müftüsü ve şube müdürü hakkında ilçeye gönderilmelerini, görevli müfettişlerimizin ilçede ki tüm camilerin denetim defterlerini incelemelerini ve ilçede görev yapan tüm din görevlilerimizi dinlemelerini Tekbir-Sen olarak talep ediyoruz. Sendika olarak din görevlilerimizin cesur ve gür sesi olmaya devam ediyoruz.

Devamını Oku...
AK PARTİ YOZGAT MİLLETVEKİLİNİ ZİYARET

Ak Parti Yozgat Milletvekili Süleyman ŞAHAN’ı ziyaret

Sendikamız Genel Başkanı Zübeyir DEMİRKAYA, Ak Parti Yozgat Milletvekili Sayın Süleyman ŞAHAN Bey’i makamında ziyaret etti. Samimi bir ortamda gerçekleşen ziyarette genel başkanımız sayın vekilimize din görevlilerimizin sorunlarından ve çözüm önerilerinden bahsetti. Nazik misafirperverliğinden dolayı sayın vekilimize teşekkür ederiz.

Devamını Oku...
DİYANET’E SAHİP ÇIKALIM

DİYANET’E SAHİP ÇIKALIM

Son günlerde Diyanet’in Avusturya ayağı olan ATİB (Avusturya Türk İslam Birliği) ve Türkiye’den gönderilen Din Hizmetleri Müşavirleri, ataşeler ile imamların karıştığı, “eskort kadınlar” skandalı büyüyor, diye gerek yazılı ve gerek görsel basında ve gerekse sosyal medyada sürekli Diyanet İşleri Başkanlığımızı halk nezdinde kötülemek ve güvenini sarsmak için haberlerin çıktığına üzülerek şahit oluyoruz. Yaklaşık 6 yıl önce Diyanet İşleri Başkanlığımızı yıpratmak amacıyla gündeme getirilmiş bir olayın yeni bir haber gibi basına sızdırılmasında art niyetlerin olduğu aşikardır. Diyanet İşleri Başkanlığımız 6 yıl önce ortaya atılan bu iddiaların araştırılması için tecrübeli Baş müfettişlerini görevlendirmiş, iddialar detaylı bir şekilde araştırılmış ve iddialarda isimleri geçenlerin kurumun itibarını korumak amacıyla kurumla ilişikleri kesilmiş, yargı yoluyla hesap vermeleri için Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından yargıya iddialarda ismi geçenler hakkında suç duyurusunda bulunmuşken, 6 yıl sonra sanki böyle bir olay olmuş(!) gibi basına sızdırılarak haber yaptırılmasını Tekbir-Sen olarak şiddetli bir şekilde kınıyoruz.

Olumsuz iddiaların üzerine sert bir şekilde giden Diyanet İşleri Başkanlığımıza böyle bir çirkin saldırılarda bulunulması manidardır. Diyanet İşleri Başkanlığımıza bu iddiaların üzerine sert bir şekilde gitmesinden dolayı millet olarak teşekkür etmemiz gerekirken, çirkin bir şekilde saldırılmasını sendika olarak kabul etmiyoruz.

Kapatılmış ve yargıya intikal ettirilmiş dosyanın ulusal basına sızdırılmasında art niyet olduğu aşikardır. Bu durum akla kurum içinde “böcek mi var?” sorusunu akıllara getirmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığımızın hedef alınarak belli kesimler tarafından hakaretlere varan eleştirilerin yapılmasına sebep olan ve yargıya intikal etmiş dosyayı basına sızdıranları da şiddetli bir şekilde kınıyoruz ve bu kişi yada kişilerin tez zamanda bulunarak Diyanet İşleri Başkanlığımızdan ilişiklerinin kesilmesini ve yargıya teslim edilmesini sendika olarak talep ediyoruz.

Son zamanlarda Camilerimizde okunan hutbelerden rahatsız olan kesimin asıl amacının güzide kurumumuz Diyanet İşleri Başkanlığımıza saldırarak toplum nezdinde itibarsızlaştırmak olduğunu gayet iyi biliyoruz. Hutbelerden rahatsız olanların hutbelerde okunan ayetlerden ve hadislerden rahatsız olduklarını, duydukları rahatsızlıklardan dolayı da güzide kurumumuz Diyanet İşleri Başkanlığımıza saldırarak öfkelerini kustuklarını gayet iyi biliyoruz. Tekbir-Sen olarak Diyanet İşleri Başkanlığımızın yanında yer alıyoruz ve bu tür haberleri yapanları, bu haberleri sızdıranları şiddetli bir şekilde kınıyoruz. Diyanet işleri Başkanlığını her iddiaların üzerine sert bir şekilde gittiği aşikarken, böyle iddiaların ortaya atılması art niyet taşımaktadır.

Tekbir-Sen olarak Diyanet İşleri Başkanlığımıza itibar suikastı düzenlemek isteyenleri necip milletimizin vicdanlarına havale ediyoruz. kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Zübeyir DEMİRKAYA

Tekbir-Sen Genel Başkanı

Devamını Oku...
Müftülükler Vekil İmamları Dışlıyor mu?

Müftülükler Vekil İmamları Dışlıyor mu?

Haftalık izin dahi kullanamayan, diyanet İşleri Başkanlığımızda vekil olarak görev yapan Din görevlilerimize, bir çok il ve ilçe müftülüklerinin promosyon vermeyerek mağdur ettiklerine üzülerek şahit oluyoruz.

Asgari ücretin altında bir maaşla görevlerini en iyi şekilde yapmanın gayreti içerisinde olan vekil din görevlilerimize promosyon ücretlerini ödemeyen müftülüklerimizi Tekbir-Sen olarak buradan tez zamanda ödemeleri konusunda uyarıyoruz. Tüm bu uyarılarımıza rağmen promosyonları ödemeyen müftülükler hakkında Diyanet İşleri Başkanlığımız nezdinde şikayetçi olacağız, resmi sitemizden ve sendikamıza ait sosyal medya hesaplarımızdan da vekil din görevlilerimize promosyonu vermeyen müftülüklerimizi paylaşarak gündem oluşturacağız. Tekbir-Sen olarak gücünü kanunlardan alan bir sendikadır. Bulundukları makamlardan gücünü alarak, kanunları, yönetmelikleri ve genelgeleri yok sayarak keyfi uygulamalar yapan her kim olursa olsun, kanunların bizlere verdiği yetkileri sonuna kadar kullanarak, bulundukları makamlardan güç alanların gerek idari ve gerekse hukuk önünde hesap vermeleri için ne gerekiyorsa yapacağız ve onların gerekli cezayı almalarını sağlayacağız.

Vekil din görevlilerimiz asla yalnız değildir. Tekbir-Sen olarak Diyanet İşleri Başkanlığımızda görev yapan kadrolu, sözleşmeli, vekil ve fahri hocalarımızın cesur ve gür sesi olmaya devam edeceğiz. Sendika olarak sorunların çözümü konusunda cesur adımlar atmaya devam edeceğiz. Çünkü biz gönülleri fethederek, sorunların çözümü konusunda cesur adımlar atarak büyüyen sendikayız.

Yine bazı il ve ilçe müftülüklerimiz maalesef fahri olarak görev yapan hocalarımızın ek derslerini eksik vermek suretiyle, onları ekonomik olarak mağdur etmişlerdir. Vekil ve fahri olarak görev yapan hocalarımızı ekonomik olarak mağdur eden müftülükleri şiddetli bir şekilde kınıyoruz ve tez zamanda bu mağduriyetleri gidermelerini istiyoruz.

Vekil ve fahri hocalarımızı mağdur eden il ve ilçe müftülükler hakkında Tekbir-Sen olarak Diyanet İşleri Başkanlığına şikayette bulunduk. Sendika olarak sürecin yakın takipçisiyiz.

Devamını Oku...